(4389 S. K. m. 14, 15) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı TMSF vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan vadeli mevduatı davalının kusuru ile üçüncü bir kişi tarafından çekildiği için fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak açılan davada taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğundan, kalan alacağın tahsili için icra takibine girişildiğini, takibe haksız olarak davalı tarafça itiraz edildiğini ileri sürmüş ve itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararında Alacağın likit (hesap edilebilir) bulunması ve borçlunun itirazında haksızlığının anlaşılmış olmasına göre, İİK. nun 67/2. maddesi gereğince davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, aksi düşünce ile bu konudaki talebin reddinde isabet olmadığı belirtilmiş, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazları reddedilmiş, mahkemece itirazın kısmen iptaline ilişkin karar kesinleşmiş olduğundan yeniden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalının borç ve taahhütlerini 5020 sayılı yasa ile değişik 4389 Sayılı Bankalar Kanunun 14/6-c maddesi gereğince üstlenen sıfatı ile TMSF vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz dilekçesi içeriğinden dava konusu borç ve taahhütlerin TMSF. tarafından üstlenildiği anlaşılmaktadır. 4389 Sayılı Bankalar Kanunu'nun 4743 Sayılı Yasa ile değişik 15/9-b maddesi uyarınca fon tarafından hisseleri kısmen veya tamamen kendisine intikal eden bir bankanın borçlarının, taahhütlerinin yüklenilmesi veya alacaklarının devrolunması halinde, bu borç, taahhüt ve alacaklarla ilgili olarak fonun taraf olduğu icra takipleri ile icra takiplerinden kaynaklanan her türlü hukuk davalarının kısmen veya tamamen fon aleyhine neticelenmesi halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nda yazılı tazminat ve cezalar fon hakkında uygulanmaz.
Aynı yasanın 4672 ve 4743 sayılı Yasalarla değişik 14/5-c maddesinde ise TMSF.'nin üstlendiği borçlar ve taahhütlerle ilgili olarak her türlü harçtan istisna tutulduğu hükme bağlanmıştır.
Bu durumda, davalı bankanın borçlarını ve taahhütlerini üstlenmiş olan TMSF. aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği gibi, harçtan da sorumlu tutulamaz. Her ne kadar yerel mahkemece Dairemiz bozma kararına uyularak icra inkar tazminatı konusunda hüküm kurulmuş ise de maddi hata sonucu oluşturulan bozma kararlarına uyulması bir taraf lehine diğeri aleyhine usuli kazanılmış hak oluşturmaz. Mahkemece bu yönler gözetilerek bu karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden TMSF. yararına BOZULMASINA, 18.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy