(2004 S. K. m. 184, 196)
Taraflar arasındaki kayıt-kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar
Dava davacı bankanın müflisten olan 25.971.499.296.186.TL. tutarındaki muaccel alacağının 6.430.000.000.000.-TL.lik kısmının rüçhanlı, 19.631.499.296.186.TL.lik kısmının 6 ncı sırada ve 5.614.373.750.TL.lik meri teminat mektubu bedelinin de taliki şarta bağlı olarak iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.
Davalı yan rüçhanlı yazımı istenen miktar kadar ipotekli alacak bulunmadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre; meri teminat mektubu bedeli 5.614.373.750.TL.nin taliki şarta bağlı olarak masaya kaydına; toplam 22.869.910.599.186.TL.den 3.430.000.000.000.TL.nin rüçhanlı ve 19.439.910.599.186-TL. adi alacağın ise 4 üncü sırada masaya kayıt ve kabulüne karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle rehinle temin edilmemiş alacaklara iflastan sonra işleyecek faiz oranının İcra ve İflas Kanunu'nun 196/II nci maddesi ile belirlenmiş bulunmasına göre davacı Fon vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin diğer temyiz itirazları mahkemece kabul edilen faiz oranı ile rüçhanlı alacak miktarının eksik belirlendiğine ilişkindir. Davalı vekili ise rüçhanlı olarak masaya kaydedilen miktarın yüksek olduğu gerekçesiyle hükmü temyiz etmektedir.
Taraflarca akdedilen genel kredi sözleşmesinin 39 uncu maddesine göre taraflar arasında uygulanacak asgari temerrüt faizi oranı %180 olarak tespit edilmiş; bankaca daha fazla bir oranın uygulanmasına karar verilmesi halinde belirlenen bu yeni oranın uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Açıklanan durum karşısında anılan sözleşme hükmünün gözden kaçırılmasıyla temerrüt faiz oranı %150 üzerinden hesaplama yapan bilirkişi raporunun mahkemece benimsenmesi yerinde görülmemiştir.
Öte yandan davacı iflas masasına yaptığı başvuruda İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2001/11591 sayılı dosyasına da dayanmıştır. Anılan takip 6.430.000.000.000.TL.lik ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip olup, iş bu davada da aynı gemiler üzerindeki ipoteklere konu edilen alacak miktarının masaya rüçhanlı olarak yazılması isteminde bulunulmuştur. Bilirkişi raporunda ipotekle teminat altına alınan bir kısım kredi sözleşmesinin dava konusu olmadığı mütalaa edilmişse de, iflasın külli bir takip yolu oluşu ve davacının tüm alacağının masaya kaydını istemiş bulunduğu da göz önünde tutularak ve anılan takip dosyası da dikkate alınmak suretiyle bir hüküm oluşturulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; 2 sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.12.2005 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy