(6762 S. K. m. 600, 601)
Dava: Taraftar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı banka ve B. Kısa vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin çocuğunun davalı okulun öğrencisi olduğunu, okulun davalı B. Kısa'ya ait bulunduğunu, diğer davalı A. Zencirli'nin ise okulun sorumlu müdürü olduğunu, okulun kapandığını 2001-2002 yılı dönemi için alınan toplam değeri 1.602.1.00.000.- TL. olan bonolardan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığını, bu bono bedellerini davalı bankanın tahsil etmek için ihbarname gönderdiğini, 250.000.000.- TL.'lik başka bir bononun müvekkilince ödendiğini ileri sürmüş ve ödenen 250.000.000.- TL. bono bedelinin faizi ile birlikle davalılardan müştereken ve müteselsilen istirdadına, müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminatın davalılardan, tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, bonoların, bankaya tahsile değil, lehtarın müvekkil bankaya olan borcuna kargılık ciro edildiğini müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, belirterek davanın reddi, gerektiğini savunmuştur,
Davalı B. Kısa vekili, müvekkili ile davacı arasında bir ilişki olmadığını, okul binasını müvekkilinin kira sözleşmesi ile davalı A. Zencirli'ye devrettiğini belirterek davanın reddi gerekliğini savunmuştur.
Davalı A. Zencirli duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre bankaya cironun tahsil amacını taşıdığı, bu nedenle davalı bankaya husumet yöneltilemeyeceği okulun kapandığı sabit olduğundan senetlerin karşılıksız kaldığı anlaşıldığından davalı B. ile A. hakkındaki davanın kabulüne, ödenen 250.000.000.- TL.'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline, toplam değeri 1.602.000.000.- TL. olan 10 adet senetten dolayı yapılan ödemenin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, koşulları oluşmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı davalı ile davalı banka ve B. K. vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı B. Kısa'nın temyizi yönünden;
Adı geçen davalının dava konusu bonolarda hiçbir sıfatı bulunmadığı gibi Özel A. İlköğretim Okulunun işleticisi de olmadığı gözetilerek hakkında açılan davanın husumet yününden reddi gerekirken ödenen bono bedelinden ve işletmeci A. Z. tarafından alınan kayıt parasından sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
3- Davalı İş Bankasının temyizine gelince;
Davalı İş Bankasının dava konusu bonoların lehtarın cirosu ile hamil olduğu anlaşılmakladır. Lehtarın cirosu Türkiye İş Bankasına ödeyiniz kaydı ile yapılmıştır. TTK.'nun 600 ve 601. maddeleri hükümlerine göre cironun tahsil veya rehin için yapıldığı konusunda açıklık yoksa temlik için yapıldığının kabulü gerekir.
Somut olayda, cironun tahsil için yapıldığına ilişkin kayıt ihtiva etmediği ve bu nedenle temlik cirosu olduğu kabul edilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı banka hakkındaki davanın husumet yönünden reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde gösterilen nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, 11.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy