(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı şirket temsilcisi Hasan Melih Yolcu ve vek. Av. İ. Hakkı Eren ile davalı vek. Av. Tugay Cerit'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacı şirket temsilcisi ile avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketten müstakil trafo ile müvekkilinin elektrik enerjisi aldığını, trafoda meydana gelen arıza sonrası Nisan 2000de trafonun değiştirildiğini, davalının 23.5.2003 tarihinde yaptığı kontrol sonrası trafo içinde bulunan bağlantılardan C. fazının kısa devre sonucu devre dışı kalması nedeniyle aktif sayaçların eksik yazılım yaptığından bahisle fark faturası düzenleyerek gönderdiğini iddia ederek 131.887.929.843.-TL. tutarlı fark faturası ile borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacıya ait tüketilen enerjiyi tespit eden ölçü devrelerinin kontrolünde C fazına ait bağlantının devre dışı olduğunun belirlendiğini ve fark faturası düzenlendiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının elektrik enerjisi aldığı trafodaki ölçü sistemindeki arıza sonrası yapılan değişikliğin davacı elemanlarınca yapıldığı ve bu işlem sırasında C fazına ait sistemin devre dışı kaldığı ve aktif sayaçların bu nedenle eksik yazılım yaptığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle trafoda meydana gelen arızanın sonrası trafonun davacı elemanınca yenilendiği ve yenileme sırasında C fazının bağlantısının devre dışı bırakıldığını belirleyen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalının temyizi alacağının tahsilinin engellenmesi nedeniyle tazminat verilmesine ilişkindir.
Mahkemece davacı şirket vekilinin talebi üzerine davaya konu elektrik tüketim bedelinin icra takibine konu edilmemesi yönünde tedbir kararı verilerek davalının alacağını tahsili engellenmiştir. Bu durumda İİK. nun 72/4. maddesi uyarınca davalı yararına tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 400.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy