(2004 S. K. m. 72) (4876 S. K. m. 2, 3, 6)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 8.11.1999 tarihinde davalı bankadan zirai besicilik kredisi kullandığını, 2000/1308 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile borçların bir yıl süre ile faizsiz ertelendiğini, 12.6.2003 tarihli 4876 sayılı yasa ile çiftçilerin bankaya borçlarının yeniden yapılandırıldığı halde, bankanın, borçların faizsiz ertelendiği dönem içinde faiz tahakkuk ettirildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere talep edilen sekiz milyar yönünden müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile 4876 sayılı yasaya göre toplam borç miktarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ertelemeden sonra borcunu yatırmayarak temerrüde düştüğünü, bu yasadan dolayı davacının kazançlı olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne;
Davacının 4.125.000.000.TL tutarında davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine;
Davacının 1.5.2003 tarihi itibariyle 23.921.176.126.TL toplam borçlu olduğunun tespitine, dosyadaki bilirkişi Yılmaz Tunç'un 22.6.2004 tarihli raporunun onaylı suretinin karara eklenmesine karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu, yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Zira, raporda T.C.Ziraat Bankası A.Ş ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından üreticilere kullandırılan ve sorunlu hale gelen tarımsal kredilerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin 4876 sayılı Kanunun 2, 3 ve 6. maddeleri hükümleri irdelenmemiştir. Bu durumda mahkemece anılan yasa hükümleri çerçevesinde konusunda uzman bir bilirkişiden Yargıtay denetimine elverişli ve ayrıntılı rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 10.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy