(818 S. K. m. 493, 494)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi Fevzi K.'nın Ü. Değirmencilik A.Ş.nin davalı banka ile yaptığı kredi sözleşmesinin kefili olduğunu, şirketteki hissesini 15.8.1997 tarihinde devrettiğini, bankaya ihtarname ile bildirerek şahsi kefaletinin sona erdirilmesini ve şirkete kredi kullandırılmamasını istediğini, 14.6.2000 tarihinde ölen murisin imzası bulunan kredi sözleşmeleri dışındaki sözleşmelerden kaynaklanan kredi borcundan kefil sıfatıyla sorumlu tutulamayacaklarını ileri sürerek 8.12.1999 ve 17.12.1999 tarihli E. İhracat taahhüt açıklarından dolayı kefil sıfatı ile Fevzi K.'nın borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların murisi Fevzi K.'nın 70.000.000.000.-TL.lık sözleşmede kefil olarak imzası olduğunu, borçlu Ü. Değirmencilik A.Ş. ile başka kredi sözleşmelerinin de bulunduğunu, Fevzi K.'ın kefilliğin sona erdirilmesine ilişkin çektiği ihtarnamenin B.K.nun 493 ve 494.maddeleri karşısında sonra ermesinin mümkün olmadığını ve kefaletin devam ettiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların murisi Fevzi K.'nın imzası bulunan 70.000.000.000.-TL. bedelli sözleşmeden dolayı kredi kullandırılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıların murisi Fevzi K.'nın müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı 70.000.000.000.-TL. limitli umumi kredi taahhütnamesinden dolayı Bornova 4. Noterliğinin 25.6.2001 tarih ve 24599 yevmiye nolu ihtarnamesi ile talep edilen krediden dolayı müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile borçlu olmadığının tespitine, davacılar aleyhine yapılmış icra takibi olmadığı gibi, iddia da yargılamayı gerektirdiğinden davacı vekilinin icra tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı TMSF vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle dava konusu alacağın davacıların murisinin kefil olduğu kredi sözleşmesinden kaynaklandığının kanıtlanamamış olduğu gözetilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı TMSF vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 24.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy