(2004 S. K. m. 72) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen REDDİNE yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankadan kredi aldığını, faiz oranının %76 olması gerektiği halde, %132 oranında faiz talep edildiğini ileri sürerek, kredi borcunun %76 faiz oranı dışındaki faizinden borçlu olunmadığının tespiti ve fazla ödemenin davalı bankadan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, kredi sözleşmesinin 8. maddesine göre, müvekkili bankanın faiz oranlarını değiştirme yetkisinin bulunduğunu, istenen faiz oranının fahiş sayılamayacağını, tacir olan davacının bu hususu bilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 30.3.2004 tarihli ek bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile, davacının yaptığı 1.518.405.375.TL fazla ödeme kadar borçlu olmadığının tespitine ve bu miktarın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalıdan almış olduğu krediye uygulanması gereken faiz oranının davacının talep ettiği gibi %76 mı? yoksa davalı bankanın davacıya gönderdiği 3.4.2001 günlü ihtarnamede belirttiği gibi %132 mi? olduğu ve davalıya fazla ödeme yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlık konusu Banka Kredi Sözleşmesinin 8. maddesinde maktu bir faiz oranı belirlenmemiş, davalı bankanın faiz oranını serbestçe saptayabileceği öngörülmüştür. Davalı, anılan sözleşme hükmü uyarınca faiz oranını %132 olarak belirleyip 3.4.2001 tarihli ihtarnameyle davacıya bildirmiştir. Olayımızda, davalı bankanın sözleşmeden doğan faiz oranını belirleme hakkını kötüye kullanıp kullanmadığının tespiti, uyuşmazlığın çözümünde büyük önem taşımaktadır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, belirlenen faiz oranının diğer banka ortalamaları gözetildiğinde fahiş olmadığı, davalının hakkını kötüye kullanmadığı, yani MK.nun 2. maddesine aykırı davranmadığı mütalaa edilmiştir. Bu durumda oluşa ve dosya içeriğine uygun olan bu rapor doğrultusunda davanın REDDİNE karar verilmesi gerekirken talebe ve olaya uygun düşmeyen son ek raporun hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy