(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 23)
Dava: Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya çeşitli tıbbi malzemeler satıp teslim ettiğini, müvekkilinin iki fatura bedeli sebebi ile davalıdan alacaklı olup bunun tahsili için ihtarname keşide ettiğini, ancak davalının karşı ihtarla bu fatura bedelini ödediğini, 29.5.2000 tarih, 551.052.450.-TL. bedelli sair fatura bedelini ise müvekkilinden olan alacağına karşılık mahsup ettiğini ve ödemeyeceğini bildirdiğini, oysaki davalının müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını, davalının ödemeyi reddettiği 29.5.2000 günlü faturanın tahsili amacıyla takibe geçtiklerini ancak itiraz sebebiyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya olan (2) faturadan kaynaklanan borcunu ödediğini, 29.5.2000 günlü faturanın ise kabul edilmediğini, müvekkilinin bu tutar sebebiyle davacıya borcu olmadığı gibi aksine alacaklı olduğunu, bu alacağın tahsili için davacı aleyhine takibe geçtiklerini öne sürerek davanın reddiyle %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı tarafından davacı (birleşen davanın davalısı) aleyhine girişilen takip sebebi ile Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasının bu dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı tarafça itiraz edilen 29.5.20000 tarih, 551.052.450.-TL. bedelli faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmamasına rağmen, icra dosyasındaki itiraz dilekçesinde bu faturaya karşılık davacı (birleşen davanın davalısı) şirkete mal verildiğinin bildirildiği, bu halde davaya konu fatura bedeli kadar malı teslim aldığını kabul ettiğini, davalı (birleşen davanın davacısı) şirketin fatura bedelini mal teslimi veya başka biçimde ödediğini ispat edemediği, karşı dava açısından ise, davalı (birleşen davanın davacısı) tarafça düzenlenen faturanın her iki taraf defterine kayıtlı olmasına rağmen faturanın kapalı fatura olması sebebiyle bedelinin ödendiğinin kabulüne karine teşkil edeceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilmesine karar verilen davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere ve birleştirilen davada, alacaklının takibinde kötüniyetli olduğunun kanıtlanamamış olmasına ve mahkemece uyulan Dairemiz bozma kararının niteliği gözetildiğinde somut olayda usulü kazanılmış hak oluşmamış bulunmasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalı-karşı davacıdan alınmasına, 27.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy