(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalının cari hesap borcunu ödememesi nedeniyle aleyhine takip başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuş ve % 40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2004/5154 Esas, 2004/12535 Karar sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı yanca dayanak gösterilen savunma belgesinin aslının ibraz olunamaması nedeniyle davanın kabulüne, itirazın 4.169.396.989.-TL. üzerinden iptaliyle takibin devamına, anılan tutarın % 40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyularak 17.10.2000 tarihli mutabakat belgesinin aslının davalı tarafından sunulamadığı gerekçesiyle hüküm oluşturulmuştur. Dava reklamasyon faturalarından kaynaklandığı ileri sürülen alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı mal iadesi iddiasında bulunmadığına göre reklamasyon faturalarına dayalı alacağının varlığını kanıtlamakla yükümlüdür.
Mahkemece taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davalı defterlerinin ise usulüne uygun tutulmuş olduğu bilirkişi raporuyla saptanmıştır. Davalı 17.10.2000 tarihli belge aslını ibraz edemediğine göre anılan belgenin içeriği itibarıyla davacıyı bağlayacağından söz edilemez. Bu durumda uyuşmazlığın az önce açıklanan kurallar ve toplanmış olan diğer delillere göre çözümlenmesi gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden eksik inceleme sonucu yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy