(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davadışı borçlu arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesinde davalının kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilip, ihtarname keşide edildiği ve alacağın tahsili için girişilen takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmedeki imzanın müvekkiline ilişkin olmadığını, davacının kötüniyetli takip yaptığını belirterek davanın reddi ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacı banka ile asıl borçlu arasında imzalanan protokol uyarınca borcun ödenmekte olduğu, bu sebeple davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekili, davacı banka ile dava dışı borçlu arasında imzalanan sözleşmede müvekkilinin kefil olmadığını imzanın davalıya ilişkin olmadığını savunmuş, mahkemece alınan uzman bilirkişi raporunda da, imzanın davalı kefilin eli mahsulü olmadığı belirlenmiştir.
Hal böyle olunca mahkemece davalı yanın bu yöndeki savunması üzerinde durulup, bilirkişi raporu da değerlendirilmek sureti ile uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı gerekçelerle hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istem halinde iadesine 21.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy