(818 S. K. m. 84)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit - istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi. Gereği konuşulup, düşünüldü:
Karar: Dava, eski yönetim kurulunun yetkilileri tarafından keşide edilerek davalıya verilen 12.10.2001 vade tarihli 5.750.000.000 TL bedelli bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile senedin iptali, davalıya ödenen 2.900.000.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile tahsili ve %40 tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davacı kooperatif Yönetim Kurulu kararıyla müvekkiline olan borçlarına karşılık senet verdiklerini, yeni seçilen kooperatif başkanının davalıya olan kooperatif borcunun ödenmesi için karar alındığını ve kısmi ödemede bulunduklarını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna ve kanaate göre menfi tesbit ve istirdat davasının reddine, ancak dava ve takipten önce ödenen toplam 2.900.000.000 TL'ye ilişkin olarak davacının ödeme yapması nedeniyle davalının talebi 2.850 YTL üzerinden yapması gerekirken 5.750 YTL senet bedeli üzerinden yapmış olması nedeniyle mükerrer tahsilata neden olmamak için takipteki alacağın 2.850 YTL asıl alacak olarak belirlenerek takip işlemlerinin bu miktar üzerinden yapılmasına, davacıya takipten önce ödenen ve takip sırasında düşülmeyen 800.00 YTL üzerinden %40 oranında 320.00 YTL kötü niyet tazminatı verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı temyizi yönünden, dava konusu bononun vade tarihinden, bir kısım ödemelerin yapıldığı tarihlere kadar işleyecek faiz hesaplandıktan sonra, girişilen icra takibinde BK.nun 84.maddesi hükmüne de dayanıldığına göre, ödemelerin buna göre mahsubu ile uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy