(2004 S. K. m. 67) (5464 S. K. Geç. m. 4) (1086 S. K. m. 275, 284)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı, duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, itirazın 2.361.85YTL asıl alacak, 1.413.51 YTL temerrüt faizi 70.67 YTL BSMV, 55.85 YTL masraf olmak üzere toplam 3.901.88 YTL'lik kısmın iptali ile 2.361.85 YTL asıl alacağa 29.01.2003 gününden 01.03.2006 gününe kadar %97,5 01.03.2006 gününden itibaren değişen oranlarda Merkez Bankasınca belirlenen oranlarda %97,5 oranını geçmemek üzere temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV'si uygulanmak üzere, 28.04.2006 gününde yapılan 412.52 YTL'lik, 29.05.2006 gününde yapılan 412.52 YTL'lik ödemenin icraca nazara alınmasına, fazlaya ait istemin reddine, hükmolunan miktarın %40'ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı, 5464 sayılı Yasadan yararlanmak isteği ile davacı bankaya başvurmuş ise de bankaca düzenlenen ödeme planını kabul etmemiş ve protokol imzalamamıştır. Bu yön tarafların da kabulündedir. Bu itibarla somut olayda 5464 sayılı Kanunun geçici 4. maddesinin uygulanamayacağına ait yerel mahkeme gerekçesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak Bankacı-Mali Müşavir Y.T.'dan rapor ve ek rapor alındığı durumda bu raporlar karar yerinde tartışılmamış, bunlara itibar edilmemiş ise gerekçeleri gösterilmemiş, daha önce tüketici mahkemesince alınmış olan 11.01.2005 günlü bilirkişi raporu irdelenerek anılan rapora itibar edilemeyeceği belirtilip, borcun tespiti yönünden mahkemenin kendisi hesaplama yaparak hüküm tesis edilmiştir. Ne var ki mahkemece yapılan hesaplamada esas alınan akdi ve temerrüt faiz oranları açıklanmadığından yapılan hesabın denetlenmesi mümkün olamamıştır. Bu sebeplerle eksik incelemeye dayalı hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle hükmün davacı lehine BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 11.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy