(2004 S. K. m. 67) (5464 S. K. Geç. m. 4) (YHGK. 31.01.2007 T. 2007/12-56 E. 2007/35 K.)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı konusu kalmayan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 01.03.2006 gününde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğü giren 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun geçici 4. maddesinde, yasanın yürürlüğe girdiği gün itibariyle kendisine dönem sonu borcunu ödemesi için ihtar çekilmiş veya haklarında icra takibi başlatılmış ya da 31.01.2006 gününe kadar temerrüde düşmüş olan kredi kartı borçlularının altmış tarih içerisinde, kredi veren kuruluşa yasada öngörüldüğü biçimde müracaat ederek borçlarını taksitle ödemek istediklerini beyan etmeleri halinde düzenlenecek ödeme planını imzalamaları ve ilk taksiti de peşin ödemeleri şartıyla son dönem borcu tamamen tahsil edilinceye kadar senelik %18 faiz oranı üzerinden hesaplanacak borç tutarını icra takip dava masraf ve harçları vekalet ücreti ile birlikte on sekiz taksitte ödeme hakkına sahip olacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda, kredi kartı borçlusunun, yasada öngörüldüğü biçimde belirlenen sürede alacaklı banka başvurduğu ve bankaca anılan kanun doğrultusunda 28.04.2006 günlü ödeme planının taraflarca imzalandığı anlaşılmaktadır. Bu halde anılan kanunun geçici 4. maddesinin 5. fıkrasına göre İş bu geçici madde kapsamında yeniden yapılandırılan borçlarda, borçlunun yapılandırma öncesi dönemde borca vaki itirazları ortadan kalkar. Ödeme planı uyarınca son taksitin de vadesinde ödenmesi üzerine icra takibi sona erer hükmü dikkate alındığında ödeme planı uyarınca son taksitin vadesinde ödenmesi üzerine icra takibi sona ereceğinden, mahkemece bu husus bekletici mesele yapılarak, son taksitin vade gününe kadar beklemeli ve son taksitin ödendiğinin belirlenmesi ile takibin sona erdiği yönünde sonuca varılmalıdır.
Aynı maddenin 6. fıkrası gereğince bu dönemde taksitlerden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde bu madde ile sağlanan haklar ortadan kalkacağından ve bu yasanın 26. maddesinde belirtilen gecikme faizi üzerinden alacaklının itirazının iptali isteminin esası hakkında karar verilmelidir.
Bu durumda, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2007/12-56 Esas, 2007/35 Karar, 31.01.2007 tarihli kararında da belirtildiği gibi) mahkemece, alacaklının 5464 sayılı Kanun uyarıca yapılan ödeme planına yanlış anlam verilerek borcun ödenmesinin yeniden yapılandırıldığı, bu suretle davanın konusu kalmadığı gerekçesiyle dava hakkında karar ittihazına yer olmadığı biçiminde eksik inceleme ile karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istem halinde iadesine, 28.06.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy