(2004 S. K. m. 177)
Dava: Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılama sonunda ilamla nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde dava vekilince yeniyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Dava, ilama bağlı borcun icra emri tebliğine rağmen ödenmediği iddiasına dayalı doğrudan iflas davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre davalının iflasına karar verilmiş hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalı yanca takip dayanağı ilam hakkında tehir-i icra kararı alınmamış olması karşısında ilamın kesinleşmiş olmasına gerek bulunmaksızın iflas kararma esas alınmasında bir isabetsizlik görünmediğinden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- İcra ve İflas Kanunu'nun 177. maddesinin 2. fıkrasına göre doğrudan davalarında Türkiye'de bir yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu, dinlenmek için bir müddetle mahkemeye çağrılır. Mahkemece bu hüküm gereği yerine getirilmeksizin şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy