(2004 S. K. m. 72, 170)
Dava: Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalı yanın ciro yoluyla elinde bulundurduğu bonolara dayalı olarak müvekkili aleyhine takip yaparak 1.618.000.000 TL'nin müvekkilinden tahsil edilmiş ise de, bonolardaki imzaların müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitine ve ödenen tutarın istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davarım reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı yanın herhangi bir haciz baskısı olmadan dosya borcunu kendi isteğiyle ödediği ve ödemeye konu meblağında icra dosyasında bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu bonolardaki imzaların kendisine ait olmadığını iddia ederek, menfi tespit ve istirdat talebinde bulunmuştur.
Sahtecilik, herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def ilerdendir. Bu durumda mahkemece iddia ve savunma doğrultusunda deliller toplanıp, gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yapılmak suretiyle hep birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy