(818 S. K. m. 114)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar vekili, müvekkili Cengiz Üzer'in diğer Cengiz Telekom Ltd. Şti'nin yetkilisi olduğunu, bu şirketin ekonomik sıkıntılardan kurtulması amacıyla her biri 11.750.00. YTL'lik iki adet çekle diğer davacı CNG Ltd. Şti'nden alınan her bir 11.750.00. YTL'lik iki adet çekin davacılardan Cengiz Üzer tarafından davalı factoring şirketine satılmak istendiğini, davalı şirket yetkililerinin çekleri alabileceklerini ancak fatura düzenlemesini istediklerini, müvekkili Cengiz Üzer'in çekleri alayım faturayı getireyim dediğini, ancak davalı şirket yetkililerinin çekler burada kalsın faturayı getirince parayı öderiz dediklerini ancak müvekkilinin sonradan çekleri satmaktan vazgeçtiğini, çekleri istemesine rağmen davalının çekleri iade etmediğini, bunlardan bir tanesi de tahsil ettiğini, diğer çekleri de takibe koyduğunu belirterek tahsil edilen çek için ödenen 11.750.00. YTL'nin davalıdan tahsiline, 27.4.2006 ve 27.5.2006 tarihli çeklerden dolayı müvekkillerinin davalıya borçlu olmadıklarının tespitine ve %40 oranında kötü niyet tazminatı karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkili ile dava dışı Mis Gıda Ltd. Şti. arasında Yurtiçi Factoring Sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşme bağlamında keşidecisi davacı Cengiz Üzer olan 26.12.2005 tarihli, 24.780.00 YTL'lik çek ile 18.12.2005 tarihli 22.200.00 YTL bedelli iki adet çekin müvekkiline verildiğini, ancak çeklerin gününde ödenmediğini ve hali hazırda çek asıllarının kendilerinde olduğunu, bunun üzerine davacıların müvekkiline gelerek süre istediklerini ve görüşmeler sonunda karşılıksız kalan çeklerin toplamı olan 46.980.00 YTL'nin dört eşit taksitle ödenmesi hususunda anlaşıldığını ve dava konusu çeklerin bizzat davacılar tarafından cirolanarak müvekkiline verildiğini, ilk çekin ödendiğini, diğerlerinin ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını, çeklerin factoring amacıyla değil, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla müvekkiline verildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacının dava konusu çeklerin factoring sözleşmesi yapılması amacıyla davalıya verilmişken bilahare bundan vazgeçilmesinden sonra davalı uhdesinde kaldığı ve çeklerin bedelsiz olduğu iddiasını ispatlayamadığı, aksine dava konusu çeklerin yerine keşide edildiği, çok asıllarıyla dayanağı factoring sözleşmesinin davalı yanca dosyaya sunulduğu gerekçeleriyle davanın reddine ve kasaya alınan çeklerin delil olarak dosyada muhafazasına karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacılar, dava konusu çeklerin faktoring sözleşmesi yapılacağı düşüncesiyle davalıya verildiğini, ancak sonradan sözleşme yapılmaktan vazgeçildiği için geri istendiği halse iade edilmediğini iddia etmiştir. Davalı vekili ise, müvekkilinin dava dışı Mis Gıda Ltd. Şti. ile akdettiği factoring sözleşmesi uyarınca alınan iki adet çekin keşidecileri olan davacı şirketlerce ödenmemesi üzerine müvekkili ile davacılar arasında varılan mutabakat üzerine o iki çeke karşılık dava konusu dört adet çekin alındığını, bunların da biri dışındakilerin ödenmediğini savunmuştur.
Görüldüğü gibi, davalının savunması tecdit hükümlerine dayanmaktadır. Borçlar Kanunu'nun 114. Maddesine göre Borcun tecdidi akitten vazıh surette anlaşılmak lazımdır. Hususuyla mevcut bir borç için kambiyo taahhüdünde bulunmak veya yeni bir alacak senedi veya yeni bir kefaletname imza etmek, tecdidi tazammun etmez. Anılan yasa hükmü gözetildiğinde davalının öncelikle tecdide ilişkin savunmasını yazılı delille kanıtlaması gerekmektedir.
Öte yandan, Factoring Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin 8/d maddesi uyarınca Factoring Şirketleri kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş olduğu fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilemeyen alacakları satın alamazlar veya tahsilini üstlenemezler. Davalı ile davacı arasında factoring ilişkisi bulunmamaktadır. Mahkemece açıklanan bu yönler üzerinde durulup tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy