(2004 S. K. m. 50, 67)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hüküm süresi içerisinde davalı tarafından her ne kadar duruşma istekli olarak temyiz edilmiş ise de, miktar itibariyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili bankadan aldığı kredi kartını kullandığını, borcunu ödemediğini; girişilen icra takibine itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, yetkili mahkemenin ikametgahının bulunduğu İstanbul Mahkemesi olduğu gibi sözleşmede de yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemesi olarak belirlendiğini, ayrıca bankanın mukim olduğu yerin de İstanbul olduğunu bildirerek yetki itirazında bulunduğu gibi davacıya borcu olmadığını ileri sürerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, icra dosyası, 09.09.1999 gününde taraflar arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesi, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 1.868.330.064.TL için ve asıl alacak tutarı olan 1.689.512.103.TL'ye takip tarihi olan 4.9.2001 gününden 14.6.2003 gününe kadar senelik %113,40, 14.6.2003 gününden 1.6.2006 gününe kadar senelik %147,42, 1.6.2006 gününden itibaren 5464 s. kanun uyarınca T.C.Merkez Bankasınca belirlenen azami gecikme faiz oranını geçmemek üzere davacı banka tarafından kredi kartlarına uygulanan gecikme faizinin uygulanmasına ve faize %5 oranında BSMV uygulanacak biçimde iptaline, takibin devamına, hükmolunan tutarın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, şartları oluşmadığından davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı-borçlu icra takip dosyasında hem icra dairesinin yetkisine, hem de borca itiraz etmiş, davaya cevap dilekçesinde mahkemenin yetkisine itirazla birlikte, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Bu halde mahkemece İİK.nun 50. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken icra dairesinin yetkisi incelenmeden yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre şimdilik sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istem halinde iadesine, 27.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy