(2004 S. K. m. 67) (5464 S. K. m. 26, 44) (4077 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava kredi kartı sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı davanın Tüketici Mahkemesinin görev alanında olduğunu, ayrıca 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a aykırı şekilde faiz isteminde bulunulduğunu ileri sürerek davanın görev yönünden reddi ile faizin kaldırılmasına karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, itirazın 1.415,81 YTL asıl alacak, 176,03 YTL işlemiş faiz ve 8,80 YTL BSMV toplamı olan 1.600,64 YTL üzerinden iptali ile takibin bu tutarla, asıl alacağa işleyecek senelik %75 temerrüt faizi ve BSMV ile devamına, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 44 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kart çıkaran kuruluşlar tarafından kart hamilleri aleyhine açılan davalarda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun görev ve yetkiye ait hükümleri uygulanacağından, davalının göreve yönelik itirazı reddedilmelidir.
2- 01.03.2006 gününde yürürlüğe giren 5464 sayılıBanka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 26 ncı maddesinin son fıkrasında, 4077 sayılıTüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 10/II-f hükmünün kredi kartları için uygulanamayacağı açıkça belirtilmişken, anılan hükmün dikkate alındığı bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru olmadığı gibi; kredi kartlarında uygulanacak cari faizlerle ve temerrüt faizleri de 5464 sayılıBanka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 26 ncı maddesinin üçüncü fıkrasıyla hüküm altına alınmış olduğunun gözden kaçırılması suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması da bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarda 1 sayılıbentte açıklanan sebeple davalının göreve ait temyiz itirazının REDDİNE, 2 sayılı bentte açıklanan sebeple hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 12.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy