(2004 S. K. m. 67, 169/A)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketten muhtelif tarihlerde mal satın alan davalının, borcunu ödemediği gibi alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davalının davacıya borcu bulunmadığı, icra takibine itirazında haklı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Alacaklı, yaptığı icra takibinden vazgeçebilir (yani takip talebini geri alabilir). İcra takibinden vazgeçme, esas haktan vazgeçme niteliğinde değildir (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, İstanbul 2004, sayfa 181, dipnot 19/a).
Mahkemece açıklanan ilkeler gözetilmeksizin daha önce iki adet fatura ile ilgili takipten feragat edilmiş olmasının esas haktan feragat niteliğinde olduğu ve borcun ödenmiş olduğu kabul edilerek sonradan yeni bir takibe konu edilen bu faturalarla ilgili davanın da reddedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 no.lu bentte açıklanan, nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, 2 no.lu bentle açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy