(818 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin alacağına karşılık davalı yandan keşidecisi dava dışı bir şirketten 5.300.-YTL.lik çeki aldığını, müvekkilinin söz konusu çeki Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2006/9838 Esas sayılı dosyasında takibe koyduğunu, ancak sehven davalıya ödeme emri gönderilmediğini, bunun üzerine müvekkilince tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2007/13756 sayılı dosyasından davalıya ödeme emri gönderildiğini, ancak davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahı İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, takipten önce müvekkiline ihtar ya da tebligat yapılmadığı için zamanaşımı definde bulunduklarını, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, müvekkiline ödeme emri gönderilmiş olsaydı davalı tarafın asıl borçlunun borcunu ödeyerek asıl borçlu olan çek keşidecisine müracaat edebilecek olduğunu, ancak davacının kusurlu davranışı ile müvekkilinin keşideciye rücu etme hakkının elinden alındığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacının çek bedeli kadar davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, asıl alacak olan 5.300.-TL.nin takipten itibaren % 29'u geçmeyecek şekilde değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili için takibin devamına ve davalının % 40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı, icra dairesinin yetkisine de itiraz etmiştir. Mahkemece B.K.nun 73. maddesi uyarınca yetki itirazı reddedilmişse de, kambiyo senetleri aranacak borçlardan olup, somut olayda B.K.nun 73. maddesi hükmü uygulanamaz. Bu durumda, mahkemece takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığı gözetilerek dava şartı olan bu husus hakkında öncelikle bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy