(5464 S. K. m. 2, 9)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarını tahsil için girişilen icra takibine davalının asıl alacağın 3.000.- YTL dışında kalan kısmına ve fer'ilerine haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, Tüketici Mahkemesinin görevli olduğunu, 3.0O0.00.-YTL limitli bir kredi kartından 18.296.39.-YTL'lik bir sarfiyatın olmasının mümkün olmadığım savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu, 5464 sayılı Yasa'nın, asıl kart hamilinin limitle sorumlu olacağına, 2. vd. maddeleri gereğince kredi sözleşmesindeki aksine hükümlerin yasaya aykırı olduğu için itibar edilmemesi gerektiği, limitin 3.000.00.-TL olduğu, 3.000.00.-TL'ye uygulanan akdi faizi ile temerrüt faizi ve BSMV'den oluşan sorumluluk miktarının 561.89.-TL olduğu, bu kısım yönünden itirazın iptali gerektiği, davalının inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kredi kartı kullanımından kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkindir. Davalı, asıl borçlu olup, kredi kartı ile yaptığı limit aşımı harcamalarından da sorumludur. Bunun aksi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır Ayrıca, somut olayda taraflarca akdedilen sözleşmenin 2. maddesi ile kredi limitinin herhangi bir şekilde aşılması halinde bankanın, aşılan kısmı da sözleşme şartlarında talep edeceği öngörülmüştür. 5464 Sayılı Yasa'nın 9. maddesindeki düzenleme, kart hamillerinin harcamalarıyla kart limitini aşmaları halinde, aşılan miktara uygulanacak faiz oranı ile ilgili olup, mahkemece yasa hükmünün yorumunda hataya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy