(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin cari hesap alacağına davalının müşterek borçlu, müteselsil kefil olması nedeniyle girişilen icra takibine davalı yanca haksız olarak itiraz edildiğini, davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefaletname ve ödeme taahhütnamesi adı altında belge verdiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın dayanağı taahhütname altındaki imzanın müvekkili şirkete ait olmadığını, asıl borçlu temerrüde düşürülmeden müvekkili aleyhine açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davacı tarafından dosyaya noter tasdiksiz fotokopisi sunulan müşterek borçlu, müteselsil kefaletname ve ödeme taahhütnamesi başlıklı 31.12.2004 tarihli İngilizce yazının tercüme bürosu tarafından yapılan çevirisine göre davalı şirketin 161.739 USD, borcun tamamını 28.02.2005 tarihinde nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, ancak belge aslı sunulmadığından gerek çevirinin noter tasdiksiz olması ve gerek sunulan imza sirkülerindeki imza ile belgede yer alan imzanın aynı olmadığı dikkate alındığında belgenin muteber sayılamayacağı, davacının alacağını İsrail'deki firmadan talep edebileceği, davalıdan alacak talebinde bulunamayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
25.04.2006 tarihli oturumda davacının dayandığı belge aslının dosyaya sunulduğu ve kasaya alındığı belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece kasaya alınan bu belgenin tercümesi yaptırılarak belgenin düzenlendiği tarih itibariyle davalı şirketi temsile yetkili kişi yada kişilerin kimler olduğu ticaret sicilinden sorulup, imza sirküleri getirtilip imza incelemesine elverişli imza örnekleri de toplanmak suretiyle anılan belge altındaki imzanın davalı şirket temsilcisine ait olup olmadığı konusunda imza incelemesi yaptırılarak tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy