(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, asıl borçlusu dava dışı Hasan Burak Keçer olan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesinin davalılar tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalandığını, borcun ödenmemesi sebebiyle girişilen icra takibine davalılarca haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazının iptali ile %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hilmi Kocademir, 07.06.2006 günlü sözleşme altındaki kefiller bölümünde Öztaç Ltd. Şti. ve kendi adı altındaki imzaların tarafına ilişkin olduğunu, sadece 15.000.00 YTL tüketici kredisine kefil olduğunu, asıl borçlunun başka kullandığı kredilere kefaletinin bulunmadığını, sözleşmede kredi limitinin imzalandığında boş olduğunu, sonradan 35.000.00 YTL olarak doldurulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, banka kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalı kefillere kat ihtarnamesinin gönderilmediği, dava dışı borçlu Hasan Burak Keçer adına 09.01.2007 gününde 5.000.00 YTL tutarında paranın yasal takip hesabına aktarıldığı, söz konusu belgelerin borcun varlığını ortaya koymada yeterli olmadığı saptanmış, mevcut kayıt ve belgeler alacağın varlığı yönünden davacı talebi ile uyum göstermediği için davacı banka vekilinden alacağın dayanağı belge ve bilgiler istenmiş, ancak verilen kesin süreye rağmen hiçbir belge ve bilgi dosyaya sunulmadığından ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda asıl borçlunun hesabında borç saptanmış ise de bu borcun kaynağının belirlenemediği bildirilmiştir. Mahkemece davacı bankaya bilirkişi raporunda belirtilen bu borcun dayanağı olan belgeleri ibraz etmesi konusunda kesin mehil verilmiş, banka tarafından dosyadaki mevcut deliller dışında başka belge ibraz edilemediği ve borcun kaynağının kanıtlanamadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Oysa dava konusu genel kredi sözleşmesinde ihtilaf halinde banka kayıtlarının delil sayılacağına ait hüküm bulunmaktadır. Bu halde mahkemece konusunda uzman bir bilirkişiye banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak iddia ve savunma çerçevesinde ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken dosyaya sunulan kendi içerisinde çelişkili ve yetersiz bilirkişi raporunda yer alan açıklamalar ve bu açıklamalara göre verilen icapsız kesin mehilin sonucu olarak yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle hükmün davacı yararına bozulmasına, peşin harcın istem halinde iadesine, 23.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy