(1086 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin yetki yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı şirketin ...........bank A.Ş.'den kullandığı gayri nakti kredi için müvekkilinin maliki bulunduğu Karacabey'de bulunan taşınmazlarını banka lehine ipotek ettiğini, sözleşmede kefaleti bulunmadığını, gayri nakti kredi olan teminat mektuplarının bankaca tazmin edildiğini, sonrasında bankanın ipotek hakkını ve alacağını davalıya temlik ettiğini, davalının borçlular ipotek verenler aleyhine İstanbul 12. icra Müdürlüğü'nde genel haciz yoluyla icra takibine başladığını, müvekkilinin sorumlu olduğu kredi borcu tutarını faizleriyle birlikte ihtirazı kayıtla icra dosyasına ödeyip, kredi borcundan sorumlu olunan kısmın kapatıldığını, ancak davalının ipotekleri fek etmediğini bildirerek tapınmazlar üzerinde bulunan ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ipotek resmi senedinde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri'nin yetkisinin kabul edildiği gibi müvekkilinin ikametgah adresine göre de yetkili mahkemenin İstanbul mahkemesi olduğunu davanın gayrimenkulün aynından değil, yanlar arasındaki kredi ilişkisine dayalı ticari nitelikte olduğu da gözetilerek yetkisizlik karan verilmesini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki ipotek resmi senedinde İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunun belirlenmesine, yanlar arasındaki ilişkinin ticari mahiyette olmasına, aralarındaki tüm takip ve davaların İstanbul mahkemelerinde görülmesine ve ayrıca genel yetki kuralı gereği davalının ikametgâhının da İstanbul olması nedeniyle, mahkemenin yetkisizliğine, yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İpoteğin fekki davası, HUMK'nun 13. maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Bu yetki kesin nitelikte olup, kamu düzenini ilgilendirdiğinden mahkemece re'sen gözetilmelidir. Davacıların ipoteğin fekki talebi yönünden belirtilen yetki kuralı göz ardı edilerek işin esası incelenip bir karar vermek gerekirken yetkisizlik kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yanın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy