(2004 S. K. m. 67, 69)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka tarafından davalılardan M. B. A., A. Z. Ö. ve Ceylan Paz. Teks. San. ve Tic. A.Ş. nin müşterek borçlu ve müteselsil kefaletleriyle Ceylan Paz. Teks. San.ve Tic. A.Ş. Genel Kredi Sözleşmeleri'ne istinaden ticari kredi hesabı açılıp kullandırıldığını, kullandırılan kredi kapsamında borçlu şirket lehine İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1997/1686 D. İş. s. dosyasına hitaben verilen teminat mektubunun davacıya iade edilmemesi ve devre komisyonlarının ödenmemesi sebebiyle davalılara hesap kat ihtarı gönderilmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine başlattıkları icra takibinin davalıların meri teminat mektubunun yok olduğundan, iadesinin mümkün olmadığından bahisle itiraz ettiklerini, Genel Kredi Sözleşmesi'nin 16. sayfasının (h) bendine göre bankanın taleplerinde haklı olduğunu bildirerek itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa senelik % 90 temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, verilen teminat mektubunun İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1997/1686 D.İş s. dosyasına ihtiyati haciz talebine teminat olarak konulduğunu, fakat tahsil edilmediğini, iade için mahkemeye başvurulduğunda, teminat mektubunun dosya ile birlikte SEKA'ya gönderildiğine dair yazı alındığı, bu belgenin de bankaya bildirilmiş olmasına rağmen banka tarafından aradan zaman geçtikten sonra takibin yapıldığını, davalılardan A. Z. Ö. ve M. B. A.'ın teminat mektubu ile kişisel ilgileri olmadığı gibi sorumluluklarının da bulunmadığını, davacı bankaya borçlu olmadıklarını savunarak davanın reddini, % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacı bankanın talebinin M.K.nun 2. maddesine aykırı olduğu düşünülmüş ise de, davalı vekili tarafından 09.02.2009 günlü celsede 12.09.2008 günlü bilirkişi raporu gereğince karar verilmesi talep edildiğinden, bu raporun aynen benimsendiği gerekçesiyle itirazın kısmen iptaline, takibin 887.49.-TL. üzerinden ve 870.35.-TL. asıl alacağa takip gününden itibaren % 25 temerrüt faizi ve % 5 gider vergisi işletilerek devamına, itiraz haksız olmadığından inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 48/h maddesine göre, bankanın, teminat mektubunun iptali veya bankanın ibra edilmesine kadar komisyon ve ödenmeyen komisyonlara bankaca tesbit olunacak oranlarda faiz uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Mahkemece bu hüküm gözetilerek davacı bankanın komisyon alacağı ve faiz alacağının tesbit edilip varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken borçluya bildirimde bulunmayan bankanın komisyon isteyemeyeceği gerekçesiyle yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 26.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy