(6762 S. K. m. 20) (818 S. K. m. 98)
Dava: Taraflar arasındaki birleşen tazminat-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde davalılardan Serttaşlar Şti. Vek. Av. Çetin Arslanca, davalı Gümrük Müsteşarlığı vek. Av. Faruk Tanlık, sair davalı İstanbul Ticaret Odası Vek. Av. Mehmet Süreyya Sağlam gelmiş, sair davalı ile davacı taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili müvekkilinin davalı şirketlerden mal aldığını ve bunu Bulgaristan'da kurulu Besin AD. adlı şirkete sattığını; malla birlikte davalı şirketlerce düzenlenen vesaikin de adı geçen şirkete verildiğini ve vesaikin Varna Gümrük yetkililerine sunularak Avrupa menşe'li mallara uygulanan düşük gümrük vergisine tabi tutulduğunu; Bulgaristan Gümrükler Müdürlüğü'nün 01.09.2000 günlü protokolün 32 nci maddesine göre EUR-1 sertifikasının Türk makamlarınca düzenlendiğine dair teyit isteyince davalı Gümrük Müsteşarlığı'nın belgenin geçersiz olduğunu bildirdiğini ve bunun üzerine ithalatçı firmaya fark vergisi tahakkuk ettirilerek ceza kesildiğini; aradaki sözleşme gereğince müvekkilinin (1.974.579,-Leva) 1.031.920,04 USD tutarı ithalatçıya ödediğini ileri sürerek belgeyi düzenleten davalı şirketlerin, düzenleyen İstanbul Ticaret Odası'nın ve sehven onayladığını bildiren Gümrük Müsteşarlığının müvekkilinin uğradığı zararı müştereken ve müteselsilen ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Serttaşlar Kollektif Şirketi Bekir Serttaş ve Ortakları vekili davacının müvekkili ile aralarında akdedilen ön protokolün ilk sayfasını değiştirerek mahkemeye sunduğunu, aradaki gerçek ilişkinin 03.07.2000 günlü sözleşmeye dayandığını; bu sözleşmede EUR-1 belgesine dair hüküm bulunmadığını bankaya da bu belgenin sunulmadığını, kaldı ki malla birlikte menşe şahadetnamesi verildiğini ve EUR-1 sertifikasının bulunduğu hallerde menşe şahadetnamesinin verilmeyeceğini, müvekkilinin Mersin Ticaret Odası'na kayıtlı olduğunu oysa belgenin İstanbul Ticaret Odası tarafından düzenlendiğini;
Birleşen dosya davalısı Kadoğlu İç ve Dış Tic. AŞ. vekili müvekkili ile davacı arasında yapılan sözleşmede EUR-1 belgesi sağlama yükümlülüklerinin bulunmadığını, kusurlu durumdaki davacının kendi kusurundan yararlanamayacağını,
Davalı TC. Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı vekili belgenin davalı şirketlerce düzenlendiğini, Avrupa Topluluğu ürünleri için EUR-1 sertifikası düzenlenmeyeceğini,
Davalı İstanbul Ticaret Odası vekili ise davalı şirketlerin tüm sorumluluğu üstlenerek başvuruda bulunduğunu, başvuru belgesinde ileride doğabilecek kanuna aykırılıklar bakımından beyan ve taahhütlerinin yazılı olduğunu, sertifikanın doğruluğunun kontrolünün gümrük idaresince yapılması gerektiğini, davacının hem sorumlu konumunda olup, hem de dava açtığını; rücuen tahsili istenen paranın ek vergiye ait kısmının zarar sayılmayacağını; nitekim belgenin davacı yanca ibraz edilmemesi halinde zararın doğmayacağını ve bunun müvekkili Oda tarafından düzenlenmiş olmasının zararla doğrudan ilgili bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporlarına göre davacı ile davalı şirketler arasında akdedilen sözleşmede EUR-1 dolaşım sertifikasının davalı satıcılar tarafından düzenleneceğine dair bir hükmün yer almadığı; davacı şirketin ihracat konusunda uzman olup, kanuni düzenlemeyi bilecek halde olduğu ve Türk Ticaret Kanunu'nun 20 nci maddesinde beklenen özeni göstermediği; davalı İstanbul Ticaret Odası'nın sunulan belgeleri onaylamakla yetindiği ve zararla ilgili bulunmadığı, sair davalı Gümrük Müsteşarlığının ihmali bulunsa da davacının uzmanlığı sebebiyle sorumluluğu cihetine gidilemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş; hüküm davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 98/II inci maddesi hükmü gereği haksız fiillerden doğan sorumluluğa ait hükümler, kıyasen sözleşmeye aykırılık hallerde de uygulanır. Mahkemece hüküm, davalıların da bazı ihmal ve hatalarının bulunduğunu belirten bilirkişi raporuna dayandırılmış; bu rapor ise davacı yanın itirazına uğramıştır. Bu halde mahkemece alınacak ek bir raporla davalıların kusurlu bulunup bulunmadığı, eğer kusurlu iseler bunun zararın oluşumuna etkisi üzerinde durulmak ve varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulmak gerekirken eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeple BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 03.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy