(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki birleştirilen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan C. Tic. A.Ş vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkili ile davalı arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davalının teslim aldığı mal bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davacının icra takibine konu ettiği miktarda müvekkillerinin borçlu olmadığını, vade farkı uygulamasına ilişkin yanlar arasında anlaşma veya fiili uygulama bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulüne, takibin 1.941.91 TL üzerinden devamına, asıl alacak bölümünün 109.57 TL bölümü üzerinden icra takip tarihinden itibaren yıllık %64 ve sonradan değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, 1.515.83 TL'lik bölüm yönünden ise %10 akdi faiz oranının uygulanmasına, %40 tazminata, birleşen davada ise takibin 4.003.87 TL üzerinden devamına, 3.275.04 TL'ye yıllık %64 ve değişen oranlarda avans faizi cinsinden faiz uygulanmasına, %40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı C. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin vade bölümünde "60 gün vadesinde ödenmeyen faturalar için günlük 0.35 vade farkı uygulanır" hükmü bulunmaktadır.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda bu sözleşme hükmünün vade farkına ilişkin olduğu gözetilmeden yazılan miktara akdi faiz (günlük 0.35) uygulanması gerektiği bildirilip hesaplama yapıldığı gözden kaçırılarak asıl dava yönünden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy