(2004 S. K. m. 67) (4721 S. K. m. 887)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin dava dışı Selyak AŞ. şirketini bütün aktif ve pasifleri ile birlikte devir aldığını, davalı Çoruh Petrol Ltd. Şti. ile adı geçen şirket arasındaki 25.10.2001 günlü bayilik sözleşmesinin bu devirden sonra da devam ettiğini, sair davalının 25.10.2001 günlü sözleşmeden doğacak borçlara kefalet ettiği gibi, ayrıca da teminat olarak ipotek verdiğini, alacağın ödenmemiş olması üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı K. A., davacı alacaklının hesap kat ihtarı göndermeden icra takibi yapamayacağını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Davalı Çoruh Petrol Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine girmeden önce 3. kişiye MK'nun 887. maddesine göre ihtarname tebliğ etmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı K. A.'a ilişkin taşınmazın sair davalının doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 500.000 TL limit ile ipotek edildiğinde uyuşmazlık yoktur.
İpotek akit tablolarının şartlar başlıklı bölümünün 1. no.lu maddesinde davalı K. A.'ın aynı zamanda borçlu lehine 500.000 TL limit ile kefalet ettiği ve ipoteğin kefaletinde teminatını kapsadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca borçtan şahsen sorumlu olan kişiler için MK'nun 887. maddesinde öngörülen ihtara gerek bulunmamaktadır.
Bu halde mahkemece işin esasının tetkiki gerekirken yazılı gerekçe ile delil takdirinde hataya düşülerek davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeple hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 29.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy