(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın ve 29.12.2009 tarihli ek kararla temyiz isteminin süresinde olmadığı sebebiyle reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili ile davalı vekilinin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı tarafından takibe konu bononun müvekkilince 12 yıl önce sulama kooperatifine teminat amaçlı olarak boş verildiğini, kooperatif ile borcunu ödeyerek ilişkisini 1998 tarihinde sonuçlandırdığını, müvekkilinin teminat amaçlı bonoyu geri almadığını, kooperatif rızası dışında alacaklının boş bonoyu ele geçirerek doldurup takibe geçtiğini ileri sürerek davalı ile hiç ticari ilişkisi olmayan müvekkilinin bu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini, takibin ve bononun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının açık senet olarak teminat amacıyla verildiği iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, davacı beyanlarının çelişkili olduğunu, senedin kooperatifle ilgisi olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, iddialarını yazılı delille kanıtlayamayan davacının yemin teklif etme hakkını da kullanmayacağını bildirmesi karşısında davanın reddine, davalının tazminat isteminin takip durdurulmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilinin temyizi üzerine temyiz itirazlarının reddine dair verilen kararı davacı vekilince temyiz etmiştir.
Mahkemece, hükmü davacı vekiline 22.6.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi H.U.M.K.nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 29.12.2009 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemi mahkemece 29.12.2009 tarihinde ek kararla süre yönünden reddedilmiş, bu ek karar da davacı vekilince yeniden temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 29.12.2009 tarihli temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin kararın onanmasına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 22.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy