(818 S. K. m. 73) (2004 S. K. m. 50)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, ticari satıştan kaynaklanan faturalara dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahı Mersin İcra Dairelerinin ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, esas yönden ise, davacıya tüm borcun ödendiğini belirterek, davanın reddi ile %40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, B.K.nun 73. maddesi gereğince davalı yanın yetkiye yönelik itirazının yerinde olmadığı, ödeme savunmasının davalı tarafından ispat edilemediği, takipten önce davalı temerrüde düşürülmediği için faiz isteminin yerinde olmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaliyle takibin 4.425.-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazla istemin reddine, hükmolunan miktarın %40'ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İtirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde ilamsız icra takibine girişilmesi dava şartlarındandır. Davalı borçlu, aleyhindeki icra takibine karşı süresi içinde verdiği itiraz dilekçesi ile hem borca hem de icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş, itiraz üzerine açılan iş bu itirazın iptali davasında ise, ayrıca mahkemenin yetkisine de itirazda bulunmuştur.
Bu durumda, mahkemece İ.İ.K.nun 50. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekirken, 5.3.2009 tarihli duruşmada verilen (1) numaralı ara kararı uyarınca mahkemenin yetkisine yönelik itiraz incelenip reddedilmiştir.
İcra dairesinin yetkisine yönelik itiraz konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 29.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy