(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu bonolardaki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını ve bu bonoların sahte olduğunu belirterek müvekkilinin bu bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının icra dosyasına verdiği beyanlarla borcu kabul ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda takibe konu bonolardaki imzaların davacıya ait olmadığı, bu sebeple davacının bu bonolardan dolayı sorumlu tutulamayacağı, ayrıca davalının takas mahsup talebinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı lehdar, davacı takip konusu bononun keşidecisi hakkında 17.2.2006 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatmış, davacı borçlu bu takibe karşı verdiği 9.3.2006 tarihli dilekçesinde ... bu dosyaları bir an önce çalışıp kapatmak istiyorum... şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı borçlu 29.3.2006 tarihinde menfi tespit davasını açmış ancak aynı gün yapılan haciz işlemi sırasında ... ben borcumu biliyorum, takibe ve borca itirazım yoktur... şeklinde beyanda bulunmuş fakat davanın açıldığına dair bir bilgi sunmamıştır. Bu durumda mahkemece davacının her iki beyanı borcu kabul anlamına geldiği gözetilerek bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 12.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy