(2004 S. K. m. 142, 206) (6183 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, İzmir 11. İcra Müdürlüğü'nün 2006/2381 sayılı dosyası üzerinden düzenlenen 14.05.2008 tarihli sıra cetvelinin 02.06.2008 tarihinde taraflarına tebliğ edildiğini, aynı icra müdürlüğü tarafından düzenlenen 06.08.2007 tarihli sıra cetvelinde dosya alacağının tamamının ödenmesine karar verildiği halde, taraflarına yeni tebliğ edilen sıra cetvelinde davalı vergi dairesi ile alacaklı oldukları dosya arasında garameten paylaştırma kararı verildiğini, davalı vergi dairesi haczinin daha sonraki tarihli olduğunu ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline, dosya alacağının tamamının müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sıra cetveline itiraz davasının genel mahkemelerde görülmesi gerektiğini, sıra cetvelinin 6183 Sayılı Yasanın 21. maddesine uygun olarak düzenlendiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, İİK'nun 206. maddesinde hangi alacakların imtiyazlı olduğunun belirlendiği, 6183 Sayılı Yasanın kamu alacaklarına imtiyaz sağlamadığından davalı alacağının ilk hacze iştirak ettirilerek garameten paylaştırmadan pay almasının mümkün olmadığı gerekçesiyle sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 142'nci maddesinin son fıkrası hükmüne göre sıra cetveline itiraz davalarında, iddia sadece sıraya yönelikse genel mahkemeler değil icra mahkemeleri görevlidir. Somut olayda davalının alacağının esas ve miktarına yönelik bir itiraz ileri sürülmemiş, sadece haczinin daha sonraki tarihli olduğu belirtilerek sıra cetveline itiraz edilmiştir. Bu durumda mahkemece İİK'nun 142. maddesi hükmü gözetilerek görevsizlik kararı verilmek gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, davacının peşin harcının istek halinde iadesine, 24.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy