(2004 S. K. m. 235)
Dava: Taraflar arasındaki şikayet davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteğin kapsamına kredi kartı alacaklarının da dahil edildiğini, oysa söz konusu alacağın ipotek kapsamında olmayıp başka bir takibe konu edildiğini belirterek, sıra cetvelinin iptaline ve davalıya düşen paydan 16.214 TL'nin de müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
İcra mahkemesince verilen görevsizlik kararı Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre alacağın ipoteğin kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme dayanak bilirkişi raporunda, dava dışı borçluya ait olup, satışı yapılan taşınmaz üzerinde Akbank AŞ. lehine ipotek tesis edildiğine değinildikten sonra "..Resmi senedin diğer sayfaları verilmediğinden ipoteğin hangi ilişki için ve/veya kimin lehine verildiği anlaşılamamıştır" saptamasında bulunulmuş, sonuç olarak da borçlu H. R. İ.'in kredi kartından kaynaklanan 16.214,00 TL'lik borcunun satılan gayrimenkul üzerindeki ipotekle herhangi bir alakasının bulunmadığı (adi alacak niteliğinde olduğu) kanaatine varılmıştır.
Davalı yan davanın esasına ve bilirkişi ön raporuna karşı beyanlarında, borçlu malikin kredi kartından doğan borcunun, satışı yapılan taşınmaz üzerinde tesis edilen limit ipoteği kapsamında olduğundan, icra müdürlüğünce sıra cetvelinde ilk sıraya yerleştirildiğini ileri sürmüştür.
Taraflar arasındaki ihtilaf, borçlunun kredi kartından kaynaklanan alacağın ipotek kapsamı içinde olup olmadığından kaynaklanmaktadır.
Bu durumda, ihtilafın çözümlenmesi yönünden ipotek akit tablosunun (resmi senet) eksiksiz olarak dosyaya getirtilip incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve incelemeye dayalı bilirkişi raporuna göre karar tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 23.11.2010 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy