(2004 S. K. m. 68)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne; kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili bankayla dava dışı asıl borçlu Ö... Elektrik Ltd. Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, davalıların sözleşmede müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer aldıklarını, kredi geri ödemelerinin aksaması üzerine hesabın kat edilerek borçlulara ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında başlatılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptaliyle takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davalı kefillerin sözleşmede belirlenen kefalet limiti ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçlarından sorumlu olduğu, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, davalı O. Ö.'ın takibe vaki itirazının 376.593.96.-TL, asıl alacak, 39.342.12.-TL, işlemiş faiz, 1.967.10.-TL, BSMV kısmı yönünden iptaline, davalı M. Ö.'ın itirazının ise 376.593.96.-TL, asıl alacak, 35.692.67.-TL, işlemiş faiz, 1.784.60.-TL, BSMV kısmı yönünden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 72 temerrüt faizi uygulanmak suretiyle her iki davalı yönünden takibin devamına, fazlaya dair istemin reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- İ.İ.K.nun 68/b maddesinde sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla kredi kullandırılan tarafa bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adresine ulaştığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı belirtilmiş ise de, bu hüküm kredi sözleşmesinin kefilleri yönünden uygulanmaz. K. M. Ö.'a ihtarname tebliğ edilemediğine göre takip tarihinde temerrüde düştüğünün kabulüyle sorumlu olduğu miktarın bu esasa göre belirlenmesi gerekir. Mahkemece, bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle hükmün davalı M. Ö. yararına BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 15.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy