(2004 S. K. m. 179) (1086 S. K. m. 275, 286)
Dava: Davacı tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar ile müdahiller Met-Ay Faktoring Hizm. A.Ş ve TMSF vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İflasın ertelenmesi talebinde bulunanlar vekili, ilaç sektöründe faaliyette bulunan müvekkillerinin grup şirketleri olduğunu Sağlık Bakanlığının mevzuat değişikliğine giderek ilaç fiyatlarını indirmesi ve ekonomik kriz nedeniyle bankaların kredilerin vadelerini uzatmamasından dolayı müvekkili şirketlerin borca batık hale geldiklerini, sunulan iyileştirme projesi kapsamında uygulanacak somut tedbirlerle borca batıklıktan kurtulmalarının mümkün olduğunu belirterek, müvekkillerinin, iflaslarının bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iflas erteleme talebinde bulunan A. İlaç San. A.Ş'nin talep tarihi itibariyle mevcut olan ödenmemiş sermayesini yargılama sırasında tamamladığı, At. İlaç Pazarlama A.Ş.'nin sermayesini 10.000.000 TL'den 12.000.000.-TL'ye çıkarmasına rağmen sadece ¼'ünün ödendiği, kalanının 3yıl içinde belirsiz bir tarihe ertelendiği, 2009 yılında 119 ruhsat alınması öngörülmesine rağmen 33 ruhsat alınabildiği, 2010 yılında ise sadece 9 ruhsat alındığı, iyileştirme projesinin ruhsat alımına bağlı olduğu, bu nedenle projenin ciddi ve inandırıcı olmayıp, özel ve teknik bilgi gerektiren veriler ışığında aksi görüş bildiren bilirkişi raporuna itibar edilmeyeceği belirtilerek, iflasın ertelenmesi talebinin reddiyle şirketlerin iflaslarına karar verilmiş hüküm iflasın ertelenmesini talep edenler vekili ile müdahiller TMSF ve Met-Ay Faktoring A.Ş vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre TMSF vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle birden fazla şirketin tek dilekçe ile iflas erteleme talebinde bulunmalarında bir isabetsizlik bulunmamasına göre müdahil Met-Ay Faktoring A.Ş. vekili ile iflas erteleme talebinde bulunan vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin mali durumunun ıslahının mümkün olması halinde o şirketin iflasının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile mali durumun iyileştirilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilanço (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin mali durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. En son düzenlenen bilirkişi kurulu 3. ek raporunda; her üç şirketin kar etmeye başladığı, özvarlıklarında olumlu bir seyir olduğu, ilaç ruhsatlarının hedeflenen sayıya ulaşmaması nedeniyle iyileştirme projesinin revize edildiği, iflaslarının ertelenebileceğini belirtmiştir. Mahkemece şirketlerin iflasına karar verilmiştir.
Borca batıklık bildirimi üzerine borca batıklık ve şirketlerin mali durumunun iyileştirilmesinin mümkün olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmalıdır. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümü mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez. (HUMK. m. 275), Ancak çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren uyuşmazlıkta mahkemenin, bilirkişinin görüşünü alması gerekir.
Borca batıklık durumunun varlığı ve şirketlerin mali durumunun iyileştirmesi ümidinin bulunup bulunmadığı özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden bu konuda uzman bilirkişinin oy ve görüşü alınmalıdır. HUMK'un 286. maddesi uyarınca bilirkişinin oy ve görüşü hakimi bağlamazsa da bu tür hallerde hakimin bilirkişi yerine geçerek olayı çözmesi usule uygun düşmez. Bilirkişi raporu yeterli değilse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmalı veya bilirkişiden açıklık olmayan konularda ek ve tamamlayıcı görüş alınarak uyuşmazlık çözümlenmelidir. Somut olayda bilirkişi kurulu son ek raporunda sunulan projenin, şirketleri borca batıklıktan kurtarabilecek nitelikte olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece mali durumun iyileştirilmesi konusunda yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadan veya bilirkişi kurulundan ek ve tamamlayıcı rapor alınmadan proje ve raporun ciddi ve inandırıcı olmadığı gerekçesiyle borçlu şirketin iflasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
4- Mahkemece iflas kararının gerekçesinden biri olarak artırılan sermayenin tamamının ödenmediği belirtilmişse de karar tarihinden önceki 5.7.2010 tarihli kayyım raporunda her üç şirketin de arttırılan sermayelerinin tamamının ödendiği yazılıdır. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle TMSF vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine oybirliğiyle, (2) numaralı bentte gösterilen nedenle iflasın ertelenmesi talebinde bulunan vekili ile müdahil Met-Ay Faktoring A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine oyçokluğuyla, (3) ve (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA oybirliği ile, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.02.2011 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy