(2004 S. K. m. 142, 170)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Şikayet sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.
Şikayetçi vekili şikayet olunan tarafından girişilen takibin, borçlunun imzaya yönelik itirazı üzerine tedbiren durdurulduğunu, bedeli paylaşıma konu aracın teminat olarak haczedildiğini; hem durdurulmuş takipte haciz konulamayacağını ve hem de teminat maksatlı konulan tedbirin müvekkilinin alacaklı olduğu takip dosyasındaki haczin önüne geçemeyeceğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Şikayet olunan vekili aracın haczi suretiyle vücut bulan teminatın sıra cetveline dahil edilmeksizin ödenmesi gerektiğini bildirerek şikayetin reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesi'nce şikayet olunan tarafından girişilen takibin durması nedeniyle uğranılması muhtemel zararın teminatı olmak üzere bedeli paylaşıma konu araca haciz konulduğu, teminatın verildiği amaç için geçerli olduğu ve bunun sonradan haczedilmesine olanak bulunmadığı, şikayetçinin ancak teminat şerhinin kaldırılmasından sonra araç üzerine haciz koydurabileceği ve satış bedelinin sıra cetvelinde şikayet olunana ayrılması ve depo edilmesinin yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş; hüküm şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sıra cetvelinde üst sırada yer alan alacaklının takip dosyasındaki hukuka aykırılıkların sıra cetveline itiraz yolu ile ileri sürülmesi, diğer alacaklılara tanınmış yasal bir haktır (İİK.m.142).
Borçlunun, aleyhinde girişilen takibe dayanak kılınan kambiyo senedindeki imzaya itiraz etmesi ve bu itiraz üzerine, teminat alınarak takibin durdurulması da mümkündür (İİK.m.170). Teminatın nelerden oluşabileceği de Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 96 ncı maddesinde açıkça gösterilmiştir.
Somut olayda şikayet olunan tarafından borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe girişilmiş, borçlunun Konya 1. İcra Mahkemesi'nde 2009/1362 E. sayısı ile yaptığı imzaya itirazı üzerine, bedeli paylaşıma konu araç üzerine teminat amaçlı haciz konulmak suretiyle takip durdurulmuştur.
Gerek Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 96 ncı maddesinde ve gerek İcra ve İflas Kanunu'nun 170 inci maddesinde (Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 10 uncu maddesinin 5 numaralı bendinin aksine) belirli bir mala haciz konulmak suretiyle bedelinin teminat sayılması kabul edilmediğinden, adı geçen lehine tesis edilen teminatın yasaya uygun olduğundan söz edilemez. Bu şekilde tesis edilen teminat haczi geçersiz olup, şikayetçiye karşı hüküm ifade etmez.
Açıklanan nedenle şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle bozulmasına, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.02.2011 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy