(2004 S. K. m. 72)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki menfi tespit-manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı N. D. vekili, 2004/1 esas s. dosyada davalı kooperatifin Halk Bankası Kooperatif Kredi Sözleşmeleri'ne dayanarak müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, halbuki bu sözleşmeden dolayı müvekkilinin kefil olarak sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle icra takibinden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığına ve 2004/2 esas s. dosyada ise, aynı gerekçelerle davalının müvekkili G. Ş. hakkında yaptığı başka bir icra takibinden dolayı müvekkili G. Ş.'ın davalıya borçlu olmadığına karar verilmesini talep ve dava etmiş, hukuki irtibat sebebiyle bu dava 2004/1 esas s. dava ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Asıl ve birleştirilen davanın davalısı kooperatif vekili davacıların müvekkiline kefalet sözleşmesinden dolayı sorumlu olduklarını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl ve birleştirilen davaların kabulüne, davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine her iki davacı için de 1'er milyar manevi tazminata karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dairemizce karar onandıktan sonra davalının tashihi karar talebi üzerine 2006/2990 esas, 2006/6970 karar s. ve 26.6.2006 günlü ilamıyla dosyada mevcut kredi sözleşmesinin fotokopisinde davalı kefillerin imzaları dışında üçüncü bir imza bulunduğu, bu imzanın borçlu davacılara ilişkin olup olmadığının araştırılması için kredi sözleşmesinin aslının celp edilerek imza incelemesi yaptırılmasının gerektiği, manevi tazminata hükmedilmesi için koşullar oluşmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda kredi sözleşmesindeki imzanın davacı N.. D..'ye ilişkin olduğunun kesin olarak saptanamadığını, yine sözleşmenin devamında öngörülen kefillerin kefalet limitini belirleyen 7. sayfasında davacıların kefil sıfatıyla imzalarının bulunmadığı, sözleşmenin 23. maddesine göre usulüne uygun olarak yürürlük kazanmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne, davacıların icra takiplerinden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine,%40 tazminat ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında belirtilen hususlarda inceleme ve araştırma yapılması gerekirken, bozma kararının kapsamı dışında kalan konularda inceleme ve araştırma yapılması usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 31.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy