(2004 S. K. m. 72)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının kooperatif üyeliğinden kaynaklanan haklarının teminatı olarak 10.900 YTL bedelli bir adet bononun müvekkilince keşide edilip davalıya teslim edilmiş ise de, üyeliğe konu inşaatın müvekkilince devralınamaması üzerine bononun bedelsiz kaldığını, buna rağmen bononun davalı yanca takibe konu edilerek müvekkilinden 2.694 YTL tutarında bir tahsilat da yapıldığını belirterek, bono nedeniyle müvekkilinin davalı ya borçlu bulunmadığının tespitine, ödenmiş olan tutarın ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı iddialarının doğru olmadığını ve fiili icra işlemi yapılmadan taraflar arasında protokol imzalanarak davalının ödemeler yaptığını bildirmek suretiyle davanın reddi gerektiğini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece davaya konu bononun teminat amacıyla düzenlendiğine dair iddianın davacı yanca kanıtlanamadığı ve imzalanan protokol ile davacı tarafın borcunu ödemeyi kabul ettiği gerekçesiyle davacının ve ayrıca koşulları oluşmadığından davalı yanın tazminat isteminin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 29.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy