(2004 S. K. m. 67)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince durulmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. C.T.Ö. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı şirket vekili müvekkili ile davalılardan T.Ş. arasında acentelik sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeden doğan ya da doğacak borçların teminatını teşkil etmek üzere diğer davalı G.Ş.'ye ait taşınmaz üzerinde 60.000.-TL'lik ipotek tesis edildiğini; borcun tasfiyesi için yapılan protokole göre düzenlenen bonolardan üçüncüsünün ödenmediğini ve diğerlerinin de muaccel olduğunu; girişilen takibe davalıların itiraz ettiğim iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili alt ilişkiyi gösteren cari hesap sözleşmesinin ve üç adet ipotek olmasına rağmen bunlardan ikisinin takip dosyasına konulmadığını, protokolde gösterildiği şekilde bonoların verilmesi ile cari hesap sona erdiğinden ipoteğin de hükümsüz kaldığını, ipoteğin teminat teşkil ettiğini ancak paraya çevrilemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalılardan T.Ş.'nin yasal 7 günlük sürede itiraz etmemesi nedeniyle adı geçen hakkındaki takibin durmadığı gerekçesiyle hakkında açılan davanın reddine, diğer davalı G.Ş.'nin ise 60.000.-TL limit ipoteğinden sorumlu olduğu gerekçesiyle itirazın bu miktardan iptali ile takibin devamına karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı G.Ş. vekilinin tüm, davacı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı şirket vekilinin temyiz itirazı, ödeme emrine davalılardan T.Ş. tarafından süresinde ve usulüne uygun biçimde itiraz edilmiş olmasına rağmen mahkemece bu hususun gözden kaçırılmasının yasaya aykırı olduğu noktasındadır. Ödeme emrine itiraz süresi 7 gün olup, bu süre ödeme emrinin borçluya tebliği ile baslar. Bu durumda mahkemece adı geçen davalıya ödeme emrinin hangi tarihte tebliğ edildiğinin, gerekirse PTT kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak tespiti cihetine gidilmeli ve varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davalı G.S. vekilinin tüm, davacı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı T.Ş.'nin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, vekili Yargıtay durulmasında hazır bulunan davacı şirket yararına takdir olunan 750.-TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin harçların istek halinde iadesine, 09.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy