(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 83) (818 S. K. m. 104) (4721 S. K. m. 6)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının, müvekkilinden satın aldığı mallara dair düzenlenen fatura bedelini ödememesi sebebiyle başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına % 40 tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, davaya konu faturalardaki malların müvekkiline teslim edilmediği gibi, faturaların da kendilerine tebliğ edilmediğini, alacağın likit olmadığını bildirerek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davalının davacıya emtia satımına ait ödenmeyen fatura bedellerinden kaynaklanan 5.703.09 TL borcu bulunduğu, davacı asilin tamamlayıcı yemini kabul ederek yemin ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Gaziosmanpaşa 2. İcra Müdürlüğünün 2004/3232 Sayılı dosyasındaki takibin devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava ticari emtia satımına dair olup, davacı davalıya mal satıp teslim ettiğini iddia ettiğine, davalı da mal almadığını savunduğuna göre mk. 6 ncı maddesi hükmü gereğince davacı iddiasını usulen kanıtlamakla yükümlüdür O halde mahkemece dosyaya sunulmuş olan irsaliyelerde ismi ve imzası bulunan "M. S."nın davalı elamanı olup olmadığı sosyal güvenlik kayıtları incelenmek suretiyle toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının ticari defterlerinin kapanış tasdikleri yoktur. Diğer bir anlatımla kanuna uygun tutulmamıştır. T.T.K.nun 83 üncü maddesi gereğince tamamlayıcı yemin verilebilmesi için defterlerin usulüne uygun tutulmuş olması gereklidir. Somut olayda, davacı defterlerinin kapanış tastikleri bulunmadığından davacı tarafa tamamlayıcı yemin yaptırılması T.T.K.nun 83 maddesi hükmüne aykırı olduğu hususunun gözetilmemesi de bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalının zamanaşımı def'i hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması da isabetsizdir.
4- Takip talebinde asıl alacakla işlemiş faiz toplamı olan 7.884.05 TL üzerinden reeskont faizi talep edilmiş olup, mahkemece de B.K.104/son maddesi hükmüne aykırı olarak itirazın iptaline, takibin devamına şeklinde hüküm kurulması da bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1., 2., 3. ve 4) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde iadesine 07.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy