(2004 S. K. m. 194, 235)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili müvekkiliyle dava dışı Y. C. arasında yapılan kredi sözleşmesini davalı şirketin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, ancak kredi borcunun ödenmediğini ileri sürerek 9.480.52 YTL'nin dava tarihinden itibaren % 180 oranında temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 10.12.2009 tarihli duruşmaya katılan iflas idare memurunun iflas idaresi olarak davacı bankanın 995.000,00 TL'lik alacağının iflas masasına kayıt ve kabul edildiğini, kalan kısmın reddedilmesi üzerine davacının kayıt kabul davası açtığını bildirdiği, davalı şirket hakkındaki iflas kararının kesinleşmesiyle birlikte davalı yönünden davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın İ.İ.K.nun 235. maddesi gereğince mahkemenin yetkisizliği sebebiyle reddine, karar kesinleştiğinde istenmesi halinde dosyanın yetkili Gebze Nöbetçi Hukuk (Ticaret) mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'nun (İ.İ.K.nun) 194,I hükmüne göre, Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların 2. toplanmasından on gün sonra devam olunabilir. Somut olayda dava, henüz davalı şirketin iflasına karar verilmeden önce açılmış olup, davacının yargılama sırasında iflas idaresine yaptığı başvuru üzerine alacağı sıra cetveline nizalı olarak kaydedilmiştir. İflasın açılmasından sonra iflas masasına kabul edilmeyen alacakla ilgili talep kanun gereğince kayıt kabul davasına dönüştüğünden alacak davasına bakan mahkeme yetkili olmaya devam eder. Mahkemece, anılan kanun hükmü uyarınca yargılamaya devamla varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yetkisizlik sebebiyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeple davacı banka vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 16.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy