(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 41, 275)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği işyerini 15.9.2006 tarihinde kiraladığını, ancak kısa bir süre sonra davalı kurum görevlilerince yapılan kontrolde kaçak su tüketildiğinin tespit edildiğini, 14.12.2006 tarihli tutanağın tanzim edildiğini, buna ilişkin olarak müvekkiline 51.512.63.-TL. borç tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin işyerini kiraladığı tarihten önceki kullanımına ilişkin bedelden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek anılan meblağdan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkil kurum görevlilerince davacının işyerinde yapılan kontrolde kaçak su tüketiminin yapıldığının tespit edildiğini ve yönetmeliğe uygun olarak tahakkuk ettirilen meblağın tahsili için icra takibine başlandığını belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davaya konu işyerinde 14.12.2006 tarihli tutanaktan önce de 2.3.2006 tarihinde dava dışı kişi hakkında kaçak su tüketiminden dolayı tutanak tanzim edildiği, davacı şirketin 12.9.2006 tarihinde faaliyete geçtiği, anılan dava dışı gerçek kişinin davacı şirket kurucularından olduğu aksi sabit olmayan kaçak su tutanağından dolayı bilirkişi tarafından hesaplanan miktarda borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 51.512.63.-TL. kaçak su bedelinden dolayı davacının davalıya 43.317.03.-TL. borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı şirket 12.9.2006 tarihinde tescil ve ilan olunmakla tüzel kişilik kazanmış, faaliyette bulunduğu davaya konu işyerinde yapılan kontrolde kaçak su tüketimin yapıldığından bahisle hakkında 14.12.2006 tarihli kaçak su tüketim tutanağı düzenlenmiştir. Dava dışı önceki tutanak tarihinden davaya konu tutanağın tutulduğu tarihe kadar sürede kaçak kullanımdan davacı taraf sorumlu tutulmuştur. Oysa, davacı tüzel kişilik kazandığı tarihten, kaçak tespit tutanağının tanzim edildiği tarih arasındaki dönemden sorumludur. Bu durumda mahkemece bu dönemde davaya konu işyerinde kullanılması mümkün olan su miktarının ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde hesaplanması için konusunda uzman bir bilirkişiden yeniden rapor alınıp deliller hep birlikte değerlendirildikten sonra uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın isteki halinde iadesine, 1.3.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy