(3167 S. K. m. 4, 10)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı banka şubesine ait olan ve karşılıksız çıkan 13 adet çekin 3167 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince ödemekle yükümlü olduğu kısmın davalıdan talep edildiğini, ancak davalının 3167 sayılı Kanunun 4. ve 10. maddelerindeki düzenlemeden yararlanabilmesi için çek asıllarını ibraz etmesi ve bankanın yükümlü olduğu tutarı talep etmesi şartları yerine getirilmediğinden bu talebi reddettiği, bunun üzerine başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çeklerin muhatabının müvekkili bankanın Üsküdar Şubesi olduğunu, yetkili İcra Müdürlüğünün Üsküdar İcra Müdürlüğü olduğunu, 3167 sayılı Kanunun 4. ve 10. maddeleri uyarınca çek hamilinin düzenlemeden yararlanabilmesi için çek aslını ilgili banka şubesine ibraz ederek bankanın yükümlü olduğu tutarı talep etmesi ve çek aslını bankaya teslim etmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda davacı tarafından 3167 sayılı Kanunun 10. maddesine göre karşılıksız çıkan çek yaprağı için bankanın sorumlu olduğu bedelin ödenmesi istenmiş ise de; çeklerin takas odasına ibraz edildiği, aynı Kanunun 6/son maddesi, gereğince takas odasına ibraz edilen çekin bedelinin davalı bankadan talebinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı taraf aleyhinde başlatılan icra takibine karşı verdiği itiraz dilekçesinde hem borca hem de icra dairesinin yetkisine karşı itirazda bulunmuştur.
Bu durumda mahkemece öncelikle açılmış bulunan itirazın iptali davasında icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi, daha sonra işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy