(2004 S. K. m. 67) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı A. Ö.'ün müvekkili şirketten gübre satın aldığını, ancak bedelini ödemediğini, aynı borç için ipotek veren davalılar hakkında yapılan takibe davalıların itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini, % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının muaccel hale gelmiş bir alacağının bulunmadığını, ipotek borçlusu olmayan A. Ö. aleyhine takip yapılmayacağını, ipotek verenler aleyhine ayrı ayrı takip yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; asıl alacak ödendiğinden bu yönden dava konusuz kalmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, ihtarnamenin davalılara tebliğinden itibaren 7 günlük ödeme süresi sonunda davalıların temerrüde düştüğü, yapılan hesaplama uyarınca temerrüt tarihinden takip tarihine kadar olan süredeki faiz miktarının 446.24 TL. olduğu, 290.05 TL.'lik kısmından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, 156.19 TL.'lik kısmından davalılar A. ve N.'in sorumlu olduğu gerekçesiyle faiz alacağı yönünden davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, 290.05 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 159.16 TL.'nin davalılar A. ve N.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya dair talebin reddine, alacağın % 40'ı oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiliyle davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, konusu parayla ölçülebilen itirazın iptali talebine ilişkindir. Yargılama aşamasında davaya konu asıl alacağın ödenmesi sebebiyle dava konusuz kalmış ve mahkemece asıl alacak yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Bu durumda davacı lehine hüküm altına alınan faiz alacağının yanı sıra, asıl alacak miktarı da gözetilmek suretiyle kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.
3-) Davacı yan davalıların icra takibine itirazlarının iptalini istemiştir. Mahkemece asıl alacak ödenmekle bu yönden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, faize dair davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, 290.05 TL.'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 159.16 TL.'nin davalılar A. ve N.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Dava itirazın iptali davası olup mahkemece hem itirazın iptali hem de alacağın tahsili biçiminde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin ve davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davacı yararına, (3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harçların istenmesi halinde iadesine, 14.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy