(2004 S. K. m. 166, 179) (6762 S. K. m. 324)
Dava ve Karar: Davacı vekili tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde müdahiller vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşup düşünüldü:
İflasın ertelenmesi talebinde bulunan vekili, toptan gıda işiyle uğraşan müvekkili şirketin ekonomik kriz nedeniyle borca batık hale geldiğini, sunulan iyileştirme projesinde öngörülen tedbirlerin uygulanması halinde borca batıklıktan kurtulmasının mümkün olduğunu belirterek müvekkili şirketin iflasının bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 20.01.2008 tarihli bilirkişi raporunda şirketin borca batık olduğu, ancak mali durumunun düzelmesinin mümkün bulunduğu yönündeki görüş uyarınca tedbir kararıverilerek şirkete kayyım atandığı, yargılama süresince kayyım tarafından sunulan raporlara göre her geçen gün şirketin durumunun iyiye gittiği, yeni yatırımlarla iyileştirme projesinin uygulandığı, bazı borçların yapılandırılarak ödeme takvimi oluşturulduğu, şirketin alacaklıları zarara uğratmak niyetiyle hareket etmediği, şirketin işlemlerinin kayyım denetiminde olması nedeniyle iflas erteleme halinde alacaklıların durumunun daha kötüye gitmeyeceği belirtilerekşirketin iflasının bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiş, hüküm müdahiller vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-) İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin mali durumununıslahının mümkün olması halinde o şirketin iflasının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketi öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için borçluşirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile malî durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rayiç değerler ve yapılan araştırma ve incelemesonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin mali durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. Bilirkişi kök raporundaşirketin borca batık olduğu, 1.000.000 TL sermayeden 985.000. TL'sinin ödenmediği, iflasın ertelenebileceği ifade edilmiş, bu rapordan sonra alınan kayyım raporları doğrultusunda mahkemece iflas erteleme kararı verilmiştir.
Sermaye şirketinin veya kooperatifinin borca batık olması halinde iflasını veya iflasın ertelenmesini düzenleyen İcra ve İflas Kanununun (İİK) 179 ve Türk Ticaret Kanununun 324. maddesinde bu istemin ilanına ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. İflasın ertelenmesi kurumu, erteleme talebinde bulunan şirketin menfaati göz önüne alınarak düzenlenmemişse de alacaklıların menfaatleri de korunmalıdır. Bu nedenle şirket borçlarının muvazaalı olarak aktiften fazla olması sonucunu doğuracak kötü niyetli davranışların önüne geçmek ve sermaye şirketinin borca batık olup olmadığını, iyileştirme projesinin yeterli bulunup bulunmadığını alacaklılara kanıtlama olanağı vermek amacıyla iflasın ertelenmesi talebinin İİK'nın 166/II hükmündeki usulle ilan edilmesi, ilan üzerine borca batıklık durumu ve iyileştirme projesine itiraz eden alacaklıların sunduğu deliller de değerlendirilip erteleme koşullarının olup olmadığı araştırılarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Bu nedenle iflas erteleme talebini, iflas erteleme talebinde bulunan şirketin muamele merkezinin bulunduğu yerdeki bir gazetede ilan edilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
2-) 1.000.000. TL'lik şirket sermayesinin 985.000, TL'sinin ödenmemiş olduğu bilirkişi ve kayyım raporlarından anlaşılmakta olup, bu durumda iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
3-) Yukarıda açıklandığı üzere, borca batıklığın tespiti ve iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olup olmadığını değerlendirilmesi özel ve teknik bilgiyi gerektirmekle olup kök rapordan sonra alınan kayyım raporları esas alınarak iflas erteleme kararı verilmesi doğru değildir.
4-) Bilirkişi olarak dosyada görev alan kişilerin daha sonra şirkete kayyım olarak atanması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy