(1086 S. K. m. 193) (6762 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın HUMK'nun 193-3-son maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalının ortağı ve temsile yetkili olduğu dava dışı T.G. Ltd. Şti.'nde davacının pazarlama elemanı olarak bir süre çalıştığını, bu dönemde davacıdan 20.000,00 TL tutarında teminat senedi alındığını, davacının bu firmadan ayrılıp başka bir firmada işe başlaması üzerine davalının teminat senedini Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2011/7143 sayılı dosyasında 8.000,00 TL'lik kısmı için icra takibi başlattığını belirterek davacının davalıya borcu olmadığının tespiti ile davalının %40'dan aşağı olmamak tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın TTK'nun 4/1-a maddesi uyarınca Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden iş bölümü itirazlarının kabulü ile davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacının hiçbir dönemde müvekkilinin çalışanı olmadığını ve aralarında akdi ilişki bulunmadığını, teminat senedi alınmadığını, davacının oğlunun düğün hazırlıklarında kullanılmak üzere müvekkilinden borç para alındığını ve takibe konu bononun verildiğini, kısmi ödemeler yapıldığını, bakiye borcun ödenmemesi üzerine takibe geçildiğini bildirerek davanın reddi %40'dan aşağı olmamak tazminata hükmedilmesini savunmuştur.
Mahkemece, Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/202 Esas sayılı dosyasında iş bölümü itirazının kabulüne dair kararın davacı vekilinin yüzüne karşı 12.07.2011 tarihinde verildiği, davacı vekili tarafından tahrik dilekçesini ise 25.07.2011 tarihinde dosyaya ibraz edildiği, davacı vekili tarafından HUMK'nun 193/3-son maddesi gereğince emredici nitelikteki 10 günlük süre içerisinde tahrik dilekçesi verilmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 09.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas Numarası: 2011/504
Karar Numarası: 2011/439
Karar Tarihi: 10.08.2011
İDDİA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalının ortağı ve temsile yetkili olduğu dava dışı T.G. Ltd. Şti.'nde pazarlama elemanı olarak bir süre çalıştığını bu dönemde müvekkilinden 20.000 TL tutarında teminat senedi alındığını, müvekkilinin bu firmadan ayrılıp başka bir firmada işe başlaması üzerine davalının teminat senedini Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2011/7143 sayılı dosyasında 8.000 TL'lik kısmı için icra takibi başlattığını müvekkilinin davalıya borcu olmadığını ileri sürerek takibe konu edilen senet nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalının %40'dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini istemiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili savunmasında özetle; davanın TTK'nun 4/1-a maddesi uyarınca Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden iş bölümü itirazlarının kabulü ile davanın reddi gerektiğini, davacının hiçbir dönemde müvekkilinin çalışanı olmadığını ve aralarında akdi ilişkinin bulunmadığını, teminat senedi alınmadığını, davacının oğlunun düğün hazırlıklarında kullanılmak üzere müvekkilinden borç para alındığını ve takibe konu bononun verildiğini, kısmi ödemeler yapıldığını, bakiye borcun ödenmemesi üzerine takibe geçildiğinden davanın reddi ile davacının %40'dan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, bono nedeni ile borçlu bulunmadığının tespitine ilişkindir.
Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2011/7143 sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; davalının davacı lehine 31.03.2010 vade tarihli 20.000 TL tutarındaki bono bedelinden 8.000 TL'lik kısım için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine geçildiği görülmüştür.
Dava Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesine açılmış davalının iş bölümü itirazı üzerine mahkemece iş bölümünün itirazının kabulüne karar verilerek dosya tevzien mahkememize gönderilmiştir.
Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki itiraz iş bölümü itirazıdır. TTK'nun 5. maddesinde belirtilen şekilde yasal süresinde ve ilk itiraz olarak öne sürülmelidir. İş bölümü itirazı üzerine verilen karar nihai karar ile birlikte temyiz edilebilir. İş bölümü itirazının kabulüne karar verilmesinden sonra davacı tarafın HUMK'nun 193. maddesi gereğince 10 günlük süre içerisinde tahrik dilekçesi vermek sureti ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini sağlaması gerekmektedir. İş bölümü kararı veren mahkeme tarafından dosya resen görevli mahkemeye gönderilemez.
HUMK'nun 193/3. maddesinde belirtilen 10 günlük süre hak düşürücü süre olup mahkemece davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir.
Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/202 Esasında görülmekte olan dava ile ilgili iş bölümü itirazının kabulüne dair karar davacı vekilinin yüzüne karşı 12.07.2011 tarihinde verilmiş davacı vekili tahrik dilekçesini ise 25.07.2011 tarihinde dosyaya ibraz etmiştir. Davacı vekili tarafından emredici nitelikteki 10 günlük süre içerisinde tahrik dilekçesi verilmediğinden HUMK'nun 193/3-son maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
Davanın HUMK'nun 193/3-son maddesi gereğince açılmamış sayılmasına,
Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 18,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 160,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 142,10 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davalı vekille temsil edildiğinden 1.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere karar verildi. 10.08.2011 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy