(2004 S. K. m. 89, 142)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Şikayetçi vekili borçlunun, Yapı Kredi Bankası AŞ. Reyhanlı Şubesine yatan 15.477,79 TL'lik alacağının paylaştırılması için yapılan sıra cetvelinin hatalı olduğunu, eczacılıkla iştigal eden borçlunun doğacak alacakları için kurumlar nezdinde birinci sırada haciz koydurduklarını, alacağın kaynakta tutulması gerekirken her nasılsa bankaya aktarıldığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Şikayet olunan banka vekili şikayetin süresinde olmadığını, hacizlerinin birinci sırada olduğunu bildirerek şikayetin reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesi'nce şikayetçinin Antalya Defterdarlığına 15.09.2008 günü haciz yazısı gönderttiği, şikayet olunan bankanın ise mevduatın bulunduğu Yapı Kredi Bankası AŞ. Reyhanlı Şubesine gönderdiği haciz yazısının 02.12.2008 tarihinde haciz yazısı gönderttiği, şikayetçinin para üzerindeki hakkının paranın bankaya gelmesinden önce doğduğu gerekçesiyle şikayetin kabulüne ve sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş; hüküm şikayet olunan banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Üçüncü kişilerde hak ve alacakların ne şekilde haczedilebileceği İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 89 uncu maddesinde gösterilmiştir. Bu yola tevessül etmeden, sadece haciz tezkeresi ile konulan haciz aynı yasanın 88 inci maddesi kapsamında menkul haczi olarak nitelendirilebilir ve ancak mevcut bir hak ve alacak üzerine konulabilir; bir diğer ifade ile üçüncü kişi nezdinde doğacak (beklenen) alacakların tezkere yazılması suretiyle haczi mümkün değildir. Bu itibarla şikayetçinin Antalya Defterdarlığına gönderttiği haciz tezkeresi ile borçlunun doğacak alacağına koydurduğu haczin hukuken geçerliliği bulunmamaktadır. Geçerli bir haczi olmayan alacaklının sıra cetveline yönelik şikayetimesmu olmadığından, şikayetin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, 09.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy