(2004 S. K. m. 50)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirkete ait iş ilanlarının müvekkili şirketin internet sitesinde yayınlandığını bildirerek, bedelin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, icra takibine itiraz dilekçesinde icra müdürlüğünün yetkisine itirazda bulunmuş, yargılama aşamasında davacının iddialarını ispat etmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeksizin aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, takibin 4.661 TL üzerinden devamına, temerrüt oluşmadığından birikmiş faizle ilgili talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu icra takibinde hem icra dairesinin yetkisine hem de borca itiraz edilmiştir. Yetkili icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasının koşullarından biridir. Bu durumda mahkemece İ.İ.K.nun 50. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenip, takibin yapıldığı icra dairesinin yetkili olduğu sonucuna varılması halinde, işin esasının incelenmesi, aksi takdirde yetkili icra dairesinde girişilmiş bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, icra dairesinin yetkisi yönünden hiç bir inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 03.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy