(6762 S. K. m. 23, 85)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıya mal sattığını, ancak davalının bu satımdan kaynaklanan borcunu ödemediğini, bunun üzerine başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin faturaya konu malı teslim almadığını, irsaliye altındaki imzanın da ona ait olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda faturaya konu malların tesliminin davacı tarafça kanıtlanması gerektiği, bu bağlamda sunulan davacının ticari defterlerinin kapanış tasdikinin olmaması sebebiyle lehine delil olamayacağı, davacının teslim hususunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı taraf davaya verdiği cevap dilekçesinde takibe konu faturanın kendi ticari defterlerine muhasebecisi tarafından zuhulen kaydedildiğini, bu sebeple sonradan haberdar olduğu faturaya itiraz edemediğini belirtmiştir. Böylece faturaya süresinde itiraz etmeyen ve kendi ticari defterine kaydeden davalının faturaya konu malı aldığının kabulü gerekir. Bu sebeple davalı tarafın söz konusu malı teslim almadığını veya bedelini ödediğini usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekirken mahkemece ispat yükünde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün bozulmasına, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 27.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy