(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı, davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili ile davalı vekilinin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Almanya'da bulunan Alman şirketinden A... Travel Gmbh şirketinin müdürü olduğu sırada dava dışı olan bu şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkide şirketler arasında mutabakat yapıldıktan sonra iade edilmek üzere sadece ismi ve imzası bulunan boş senedi verdiğini, bunun 18.8.2006 tarihli H. T. imzalı yazıdan da anlaşıldığını, davalıya şahsen borcu bulunmadığı halde bonoyu doldurarak aleyhine icra takibine başladığını belirterek, eksik bononun rıza hilafına doldurulup, icra takip konusu yapılmış olması sebebiyle borçlu olunmadığının tespitine, bononun iptaline, %40'tan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin A... Travel adlı şirketle Charter Sözleşmesi gereği anlaştıklarını, sonrasında davacının 300.000.00.-Euro bedeli senedi imzalayarak A... Travel şirketine ait borcun bir kısmını şahsı adına da kabul ettiğini, adı geçen şirketin müvekkiline bakiye borcu bulunduğunu, dosyaya sunulan 18.8.2006 tarihli belge aslının bulunmadığı gibi H. T.'ın da müvekkili şirketi temsile yetkili olmadığını, bononun davacı tarafından tanzim edilerek verildiğini, aksi düşünülse bile taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı doldurulduğunun da davacı yanca yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan delillere göre, davacının icra takibine konu bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1) Davacı vekili, davalı vekilinin temyiz dilekçesine karşı düzenlediği temyize cevap dilekçesinde, hükme ilişkin temyiz itirazlarını da ileri sürmüş ise de, söz konusu dilekçesinin H.U.M.K.nun 433. maddesinde öngörülen (10) günlük yasal süre içerisinde düzenlenmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmektedir.
2) Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Takip ve davaya konu bononun 18.8.2006 tarihli belge ile; Bu senet A...-Travel Gmbh ile T... Tower Hava Yolları arasında 27.6.2006 tarihinde imzalanan anlaşma gereği 5.7.2006 ile 17.9.2006 tarihleri arasında gerçekleşecek olan uçuşların hesap mutabakatı sonucu kalan borca karşılık teminat olarak verilmiştir. Borç-alacak mutabakatı yapıldıktan sonra bu senet iade edilecektir/yazılmak suretiyle verilmiş olduğu, keza tedavüle çıkarılırken tüm unsurları taşıyan kambiyo senedi olan bono niteliğinde olduğu hususları dosya içeriği ile sabittir.
Yukarıda yazılan belge içeriğinden bu bononun davalı şirket ile dava dışı A... Travel Gmbh şirket arasında düzenlenmiş olan Hava Taşıtı Kira Sözleşmesi sonucu yapılacak hesaplaşma ve mutabakat neticesinde dava dışı şirketin borcunun bulunması halinde bu borcun teminatı olarak verilmiş olduğu açıktır.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, davacı şirket ile dava dışı şirketin aralarındaki anılan ticari ilişkiye ait defter ve belgeler, borcun sona erdirilmesi ile ilgili bir mutabakat varsa bunlar celbedilip, konusunda uzman bilirkişiden sunulacak bu kayıt ve belgelerin incelenmesi suretiyle bir rapor alınıp, takip ve davaya konu bononun teminat vasfında olup olmadığının saptanıp, varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen gerekçeler ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 28.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy